Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Günlük-değerlendirme  (Okunma Sayısı 1413 defa)
havina
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 491


« Yanıtla #15 : Şubat 13, 2010, 08:11:34 ÖS »

Nazmiye abla, iyi olacak hastanın güzel sözler ayağına gelirmiş, böyle miydi? Sorgulamaları had safaya ulaşanların geldiği nokta burası galiba. Daha ötesine geçememek, dayanak noktası aramak ve kendimize güvenmemek... Bir çok ilim, felsefe adamının sözlerine, kitaplarına ulaştım, onlarda aynı noktaya gelmişler, canları yana yana hem de... Ne yapalım aşk biraz da yanmaktır galiba. Önerdiğin yazara da ulaşacağım inşallah, benden uzaklaşacaksam, yakın olayım bulduklarını buldurmaya çalışanlara... sevgilerimle
Logged

Sevgili Havina. İçindeki seslerin sahibi de benim, senin sahibin de.
unutma ben senim işte
süheyla
n.firuze
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 153



« Yanıtla #16 : Şubat 15, 2010, 01:18:51 ÖS »

Sevgili günlük, epeydir bahsetmiyorum bugün çok mutluyum, serinselvide ilk hikayemi paylaştım. Bir kişide olsa beğenmesi önemli benim için. Biliyorsun yazmaya yeni başladım, hata ve eksiklerim olabilir. Ben insanların yanlışlarımı yüzüme vurmalarını istiyorum. Beğendiklerinin yanında eksiklerimi de yazmalarını istiyorum. Yazan kişi hatalarını bazen farkedemeyebiliyor. Yine de herkes görüşünü belirtiyor. Bu beni mutlu ediyor. İlk hikayemin heycanıyla yeni hikayeler peşindeyim. Yeni hayatları anlatmaya çalışacam. Yazmaya hikayeyle başlamak doğru mu sence? Ama ben içimdeki sese kulak veriyorum. "Yaz" hadi diyor. Al kalemi ve yaz. Ondan sonra tut hadi tutabilirsen. Bitene kadar da kalkmıyorum başından büyüsü bozuluyor sanki. Bende giriyorum hikayenin içine, gördüklerimi kağıda aktarmaya çalışıyorum. Gerçekten çok heycan verici. Hikaye yazmaya bayılıyorum galiba Gülümseme Biliyor musun ilk hikayemi yazarken etkisinden kurtulamadım, hikayemde şizofren bir kızı anlatmaya çalıştım. Kızı anlatırken çok etkilendim, bir yandan "Bunları ben mi yazıyorum?..." diye düşünürken, bir yandan da heycanla yazmaya devam ettim.. Sence abartıyor muyum? Yazmak çok güzel ama bunu biriyle paylaşmak ve beğenirse daha da güzel. Emeğinin karşılığını almak gibi bir şey. Galiba ben hikaye yolunda ilerleyecem. Şiir türünden pek anlamıyorum. Ama beğendiğim şiirler de var tabi. Sadece beğenilerimi söylüyorum onun ötesi olamaz zaten. Biliyor musun her şiir güzel olmuyor. Şiirin belli bir kalıbı var, daha çok duygusu var... Bir şiirde o duyguyu alamazsam güzel değil bana göre. Nasıl ki bir yazıyı okurken bir yerlere götürüyorsa seni, şiir de alıp götürmeli değil mi? Ve ben bunu şiirle yapamayacağımı biliyorum. Bugün şiirle ilgili yeni birşey öğrendim "haiku". İlginç bir şiir türü. Az sözcükle çok anlam.. Kulağa zor gibi geliyor ama okuyunca farklı geldi bana.. İlgimi çekti doğrusu. Yazanları da gönülden tebrik ederim. Anlamına dalarak okuduğunda bir şeyler fısıldadığını hissedebilirsin kulaklarında. Öğrendiğime göre Japon edebiyatına özgü bir şiir türüymüş. En iyi "haiku"yu bir Türk yazmış gurur duydum gerçekten. Hasılı demek istediğim burada olmaktan çok mutluyum. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek çok güzel.Sana bir şey söylemeliyim. Bundan sonra günlük tutmaya karar verdim yazımı ilerletme açısından bu fikir çok doğru bence. Göz kırpan
Logged

"Kitap dediğin bir yolculuğun adıdır, içe dönük bir seyrüsefer; her roman bir aynadır aslında, sana seni gösteren." Elif Şafak
benjaminhanif
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136


sakin ol, her şey çok güzel ...


« Yanıtla #17 : Nisan 25, 2010, 01:50:01 ÖS »


(27/07/09) Gözü Yaşlı.
 
   Aristo'nun hesabına göre ona 'çocuk' diyebilirim. Boşluktan dünyaya geleli henüz dört yıl  oluyor.
 
 Yüzü, vücuduyla denk; bembeyaz. Sünger Bob'unkine benzeyen, düğme deliği gibi bir çift siyah gözü var. Kaşları, beyaz tenini 'patlatmamış' makul tonda seyrek ve kumralca. Kirpi sırtı gibi saçları, geniş alnını perdeliyor. İki siyah düğmeden, aşağıya doğru eğilen bir imbik, ucunda  minik bir tümsekle buluşuyor. Parmak ucumla dokunduğumda nefesini tutup, - numaradan- gözlerini büyütür.
Dalından düşmüş  şeftaliler, imbiğin iki yanında günleniyorlar . Kirpikleri,  şeftalileri okşayacak kadar uzun. Kırmızı kanatlı bir güvercin, ufak çenesi üzerinden, her gülümseyişte havalanıyor.
 
  Uzaktan, ilkbahar meyvası olduğunu kokusundan anlarsınız.Olur olmaz vakitte , hoplaya zıplaya burnunuzun dibinde biter ; güvercinin kanatlarını havalandırıp, evsiz şeftalilerini şişirerek, kikirdemeye başlar.Sahici dünyada herhengi bir sebeb olmaksızın.’Gülmenin sebebi olmaz akıllım ‘der gibi.
İçimden 'Çocuk nasıl bir şeydir?' dediğimde , bana ' Çocuk, işte budur ; kikirkikirkikirrr hahahaaa ! ' diyerek cevap verir.
 
  Gençtir, tazedir, yenidir. Ben onda bunları görürken o elimi usulca yüzüne götürür,gözlerine işaret eder. Eren'in gözleri yaşlıdır. Eren'in yüzü gömlektir,  gözleri iki kara düğme.
 
  Offf ! İşte yine babalara geldim. Bu yeşil bahçede bu gamlı kuş ? Nasıl oluyor da hem taze hem dertli bakıyor?

Aristo, Aristo, Aristo ! Kalk mezarından ve bana cevap ver,haydi !.
 


Logged
benjaminhanif
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136


sakin ol, her şey çok güzel ...


« Yanıtla #18 : Nisan 27, 2010, 12:33:52 ÖS »

Beğeniniz beni tarifsiz memnun etti, gamzeli.
çok teşekkürler.
Logged
monaroza34
Forum Yazarı
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 278



« Yanıtla #19 : Aralık 28, 2010, 09:39:04 ÖS »

Sevgili günlük,
uzun zaman oldu.
gözden ırak olan gönülden de ırak olurmuş ya .. öyle değil aslında .belki bir gün anlarsın.yarım kalan hikayenin öbür yarısını da.
gece ve gündüzün içinde barındıkları aşikar değildir ya çoğu zaman.
mihank taşları yerini bulduğunda görüşür müyüz bilmyorum.gözüm kimi arar ki o zaman?olsun sen yine benimle olursun değil mi?unutulmak belki arınmaktır ...gözlerini kapama hep böyle güzel bak bana nolur..gözden ırak değilsin emin ol.
Logged

"zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur."
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: