Bilenler bilir temizlik hastası olduğumu. Öyle bir
hastalık ki sayesinde kendime
has nice leke çıkarma yöntemleri geliştirmişimdir.
Vapur satıcıları gibi ortalığa çıkıp bağırmam ama; "ablalarım, abilerim şu elimdeki ürün
ayakkabınıza dökülen
mürekkebin lekesini anında çıkardığı gibi, deriyi de besler, parlatır..."
Kimseciklerle paylaşmam sırlarımı, icatlarımın ilhamının beni geveze bulup ardına bakmadan kaçıp gitmesi ihtimali en büyük
korkumdur çünkü. Elimden ne kurumuş kan lekesinin ne çimen lekesinin kurtulmuşluğu vardır.
Sabahtan beri
bakışıp durduğumuz
kahve lekesi, hiç umutlanma sen de. Antika
komodinin üzerindeki çeyizlik dantelin tüm dokularına sirayet etmiş olabilirsin. Tellerine sımsıkı
sarılsan bile ben nasılsa bulurum seni ibrişimin kollarından söküp almanın hayli kolay bir yolunu.
Selamlar giraysibel, çağırmasan da gelirdim ya pek bir hoşuma gitti davetin, koşa koşa geldim.
