Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 2.On Kelime  (Okunma Sayısı 1546 defa)
serinselvi
Administrator
Yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 134



« : Aralık 27, 2010, 02:33:41 ÖS »

İlk on kelime verimli bir çalışma oldu. Umuyorum 2.bölüm de en az ilki kadar tetikleyici olur sizler için. İşte yeni kelime grubumuz. İster veriliş sırasıyla ve on cümlede kullanın bu kelimeleri isterseniz geniş bir metnin içine serpiştirin. İlhamımız bol olsun. Gülümseme

Kahve
Ayakkabı
Sarılmak
Mürekkep
Has
Vapur
Komodin
Bakışmak
Hastalık
Korku
Logged
gevherhatun
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #1 : Aralık 30, 2010, 11:12:14 ÖÖ »

Bilenler bilir temizlik hastası olduğumu. Öyle bir hastalık ki sayesinde kendime has nice leke çıkarma yöntemleri geliştirmişimdir. Vapur satıcıları gibi ortalığa çıkıp bağırmam ama; "ablalarım, abilerim şu elimdeki ürün ayakkabınıza dökülen mürekkebin lekesini anında çıkardığı gibi, deriyi de besler, parlatır..."

Kimseciklerle paylaşmam sırlarımı,  icatlarımın ilhamının beni geveze bulup ardına bakmadan kaçıp gitmesi ihtimali en büyük korkumdur çünkü. Elimden ne kurumuş kan lekesinin ne  çimen lekesinin kurtulmuşluğu vardır.

Sabahtan beri bakışıp durduğumuz kahve lekesi, hiç umutlanma sen de. Antika komodinin üzerindeki çeyizlik dantelin tüm dokularına sirayet etmiş olabilirsin. Tellerine sımsıkı sarılsan bile ben nasılsa bulurum seni ibrişimin kollarından söküp almanın hayli kolay bir yolunu.


Selamlar giraysibel, çağırmasan da gelirdim ya pek bir hoşuma gitti davetin, koşa koşa geldim. Gülümseme
Logged
İFFET
İFFET
Global Moderator
Yazar
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 194



WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 30, 2010, 12:53:11 ÖS »

Gevherhatun;
Söz bu derece kıvama gelmiş,  okuyana işlemişken nasıl onu yetim bırakır yanından ayrılırsınız. İnsafa sığacak bir iş değil. Şuraya bakın öykü nerdeyse surete büründü bürünecek. bırakıvermişsiniz iki paragrafta. Ya biz okuyucular, heveslenmişken okumaya ;"En meraklı yerinde kesilivermiş ,tekrar görmek için uykuya yattığımız rüyalar gibi." Lütfen öyküleri öksüz bırakmayın! Öykülerinizi merakla bekliyoruz.
Logged

Her yüzün bir hikayesi vardır...

http://www.sinova.blogcu.com
gevherhatun
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #3 : Aralık 30, 2010, 06:25:34 ÖS »

Selamlar İffet Hanım,

Sizin gibi tecrübeli bir kalemden bu sözleri duymak ne güzel. serinselvi' nin sıkı takipçisiyim aslında ama ne zamandır forumda yazmıyordum. Geri dönüşüm giraysibel' in daveti üzerine oldu ama asıl vesile sizsiniz bir bakıma. Hanım öykücülerle ilgili dedikleriniz olmasa, Molla Kassam; "Bu bir niza sebebidir" demeyecek, o öyle demeyince, ben giraysibel' in aklına gelmeyecektim. Her halükârda çok memnun oldum efendim tekrar sizlerle birlikte olduğuma, umuyorum teşvikleriniz sayesinde bu uzun ayrılığın acısını çıkartacak yazılar kaleme alabilirim.

Saygılar efendim...
Logged
ulkuduysak
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 94


« Yanıtla #4 : Aralık 30, 2010, 08:17:31 ÖS »

TEK FİNCANDA İKİ DUDAK İZİ

Mis gibi bir kahve kokusu doldurdu odayı. Elinde tek bir fincanla geldi oturdu yanıma.
-Neden bana da bir fincan kahve yok?
-Bu ikimiz için.
-Yani…
Gülümsedi:
-Seninle aynı fincandan içmek istiyorum, eğer sen de istersen...Hiç değilse fincanımda dudak izin kalsın.
Uzattığı kahveden bir yudum aldım. Gözlerimin içine baktı, içim ürperdi.
-Korkuyorum, dedi. Seni kaybetmekten korkuyorum işte… Birazdan vapur yanaşacak rıhtıma.
-Kal demeyi dene istersen.
Kahveden bir yudum aldıktan sonra elimi tuttu:
-Evet, kalmanı istiyorum, lütfen!dedi.
-Kalk gidiyoruz o zaman.
Nereye?
-Gecenin esrarını bürünmeye…
Komodinin üzerinde duran vapur biletini buruşturup yere attı.
Henüz mürekkebi kurumamış bir mektup gibi hissettim kendimi o anda. Bir postacının elinde ona uzatılıyordum sanki. Ayakkabılarımızı bile giymeye gerek görmeden çıktık kapıdan. Sarılarak yürüdük sahil boyunca. Her zamanki üslubuyla:
-Can… Sen bana bir cansın, dedi.
Ve tek fincanda iki dudak izi, sevginin gücünü haykırdı geceye.




 BİR DE BEN DENEYEYİM DEDİM ŞU ON KELİMEYİ. NE DERECE BAŞARILI (!) OLDUĞUM TARTIŞILIR TABİÎ...
YALNIZ "HASTA" KELİMESİNİ KULLANMAYI UNUTMUŞUM.


« Son Düzenleme: Aralık 30, 2010, 08:25:31 ÖS Gönderen: ulkuduysak » Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #5 : Aralık 30, 2010, 10:51:03 ÖS »

Ne iyi ettiniz Ülkü Hanım, sizi bu çalışmada görmekten mutlu oldum çok. Kaleminize sağlık, sıcak bir fotoğraf yansıdı yazdıklarınızdan bana. Zaten birbirimizle yarışmak yahut en olgun metinleri çıkartmak gibi bir gayesi yok bu başlığın. Maksat kalem paslanmasın. Sevgiler...
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #6 : Aralık 30, 2010, 10:52:30 ÖS »

Tekrar hoşgeldiniz gevherhatun, yazdıklarınızı okumak keyifli. Teşrifinize vesile olduysam ne mutlu bana. Sevgiler...
Logged
ulkuduysak
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 94


« Yanıtla #7 : Aralık 31, 2010, 01:11:14 ÖS »

Ne iyi ettiniz Ülkü Hanım, sizi bu çalışmada görmekten mutlu oldum çok. Kaleminize sağlık, sıcak bir fotoğraf yansıdı yazdıklarınızdan bana. Zaten birbirimizle yarışmak yahut en olgun metinleri çıkartmak gibi bir gayesi yok bu başlığın. Maksat kalem paslanmasın. Sevgiler...

Teşekkür ederim Sibel hanım. Bu aralar, bazı çalışmalara yoğunlaştığım için, siteye pek giremiyordum.Yeni yılla birlikte umarım siteye daha fazla vakit ayırabilirim.
Sevgiler...
Logged
sonosmanlı
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #8 : Ocak 09, 2011, 08:21:39 ÖS »


Komodinin üzerindeki cüzdan, akbil ve telefondan mürekkep üç parça eşyamı kaptığım gibi evden dışarı fırladım. Telaşımdan, ayakkabılarımın bağcıklarını usulünce bağlamak yerine içine tıkıştırıverdim. Ne yapayım, vapur saatine yetişmem zor görünüyordu, bir sonrakine kalırsam vay halime!

Bizim müdürü tanısanız telaşıma hak verirsiniz. Meymenetsizin tekidir. Daha geçen gün ofisini dekore ettirdi ve ne yaptı bilin bakalım? Kapıyı, duvarı söktürüp her bir masayı adamakıllı görebilecek şekilde camla çevirdi odasının etrafını. Şimdi kahvesi elinde gözü saatte bekliyordur kapıdan geç girecek ilk zavallıyla bakışmak için. Bu bakış sadece bizim müdüre has hastalıklı bir bakıştır. Bilenler bilir, göz değildir üzerinize dikilen, sanki ciğerinizi lime lime eden bir demir işkence aletiyle sımsıkı sarılmıştır vücudunuz. Eğer o bakışın ağırlığı sizi tarumar etmediyse zaten gerisinden korkmaya hiç ama hiç lüzum yoktur.
« Son Düzenleme: Ocak 09, 2011, 08:23:15 ÖS Gönderen: sonosmanlı » Logged
serinselvi
Administrator
Yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 134



« Yanıtla #9 : Ocak 11, 2011, 10:16:17 ÖS »

Gülümseme

Kanımca, komodin de mürekkep de vapurda uygun gördüğünüz yerlere yakışmışlar. Bugüne dek bunu aklı edemeyen yöneticiler görsün de öğrensinler bakalım bir vapur nasıl dekore edilirmiş Gülümseme

Şaka bir yana gamzeli, çok hoş bir hikâye, dil her zamanki gibi akıp gidiyor, özlemişiz bu kalemi. Ama seni bulmuşken birazcık eleştirmemek olmaz, hem o kadar zaman kayıplara karışmanın acısını da çıkarmalıyız öyle değil mi?

Eskihisar'dan  karımla vapura  bindğimizde ne aklımda yolda yapacağımız kavga vardı ne de  vapurdan inince zıt yönlere gideceğimiz Bu cümlede iki hata var. İlki: "ne aklımda...", değil "aklımda ne..." şeklinde olmalı. Fakat bir şeyin akılda olması hatırlamak-unutmakla alakalıdır. Sizin kastettiğiniz mana için, akla gelmek, akıldan geçmek, tahmin edebilmek gibi fiiller kullanmalı.

İkincisi de muzurluk olsun diye söylüyorum, o ikinci cümlede bahsettiğiniz vapurda sigara-kahve keyfi var ya gamzeli, hayal o artık hayal... Kanun şehirlerarası yolculuklarda açık alanın belli bölümünde sigaraya izin verdiği halde içirtmiyorlar, külliyen yasak hemşerim durumu... Sigarasız  vapur, demsiz çay gibidir hatta daha neler neler gibidir de aklıma gelmiyor şimdi efkar çöktü üzerime. Ah, ah...  Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: