|
havina
|
 |
« Yanıtla #1 : Kasım 13, 2011, 03:02:19 ÖÖ » |
|
Betimleyici anlatım Özellikleri:
1.Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır. 2.Kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil(ruhsal portre) denir. 3.Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere fiziksel (simgesel) betimleme denir. 4.Roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı, Şiir gibi türlerde kullanılır. 5.Kelimenin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.
Sanatsal (İzlenimsel) Betimleme: 1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır. 2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur. 3.Ayrıntılar subjektif olarak verilir. 4.Amaç sanat yapmaktır.
Açıklayıcı Betimleme: 1.Bilgi vermek amacıyla yazılır. 2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur. 3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir. 4.Amaç sanat yapmak için değil, bir konu hakkında bilgi vermektir. 5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz. 6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.
Bu tekniği uygulayan yazarın amacı, okuyucunun görmediği bir görüntüyü, olayı, yeri, okuyucunun kafasında canlandırmaktır. Yazar özellikle görme duyusundan yararlanarak okuyucunun hayalinde sözcüklerle sanki resim yapar. Betimleme özetle, okuyucuya izlenim kazandırmaktır.
Bu yöntemde beş duyudan ve hareket öğesinden yararlanılır. Hareket öğesi öyküleme yönteminin de öğesidir. Betimlemelerdeki hareketler birbirinden kopuktur. Neden-sonuç ilişkisiyle birbirine bağlanıp bir olaya yol açmaz.
Betimleme paragraflarında sadece bir özel konu ve onun ayrıntıları vardır. Ana düşünce söz konusu değildir.
Bir betimlemede olay da varsa, o anlatım yöntemi öyküleme sayılır. Hareketlilik varsa; ancak olay yoksa o zaman anlatım yöntemi betimleme olarak kalır.
Betimleme, ilk kez romantik sanatçılarda ortaya çıkmıştır. Çünkü dünya edebiyatında ilk kez onlar gerçek yaşamı, kişileri ve varlıkları ele alma gereği duymuşlardır. Gerçekleri, göz önüne getirebilmek için farklılıkların, ayırt edici özelliklerin belirtilmesi gerekir. Bu da betimleme türünü doğurmuştur. Romantik betimlemeler, daha çok duygulara dayanır. Olaylar ve kişi davranışlarıyla bağlantısı yok denecek kadar azdır.
Realistlerin betimlemeleri tümüyle gerçektir. Onlar bir düz ayna gibi yansıtırlar her şeyi. Ayna nasıl iyi kötü, güzel çirkin, doğru yanlış her şeyi gösterirse realist betimlemeler de aynen öyle. Bu betimlemelerin olayların gelişimi ve kişilerin karakterlerinin oluşumuyla doğrudan bağlantıları vardır. Realist yapıtlardan betimlemeleri atarsanız geriye hiçbir şey kalmaz.
Açıklayıcı Anlatım: Bu metinlerde amaç okuyucuya bilgi vermektir. Genelde öğretici (didaktik) metinlerde bu anlatım türü kullanılır. Onun için makale, eleştiri gibi yazılarda, tarih, coğrafya gibi ders kitaplarında bu teknik kullanılır. Yazar, okuyucunun bilmediğini düşündüğü bilgileri okuyucuya aktarır. Onu bilgilendirir. Yazarda, bu bilgileri ben biliyorum, okuyucu bilmiyor, anlatayım da öğrensin anlayışı vardır.
Klasik paragraflarda yani giriş, gelişme, sonuç cümlelerini içeren paragraflarda bu yönteme başvurulur.
Önce giriş cümlesiyle konu ve bakış açısı verilir, sonra gelişme cümleleriyle yardımcı düşünceler aktarılır ve ana düşünce belirtilir. Paragraflarda ana düşünce genellikle sonda bulunur ilkesine uygun bir anlatım yöntemidir.
Tartışmacı Anlatım Özellikleri: 1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır. 2.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir. 3.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür. 4.Gereksiz ifadelere yer verilmez. 5.Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz. 6.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur. 7.Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir. 8.İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir. 9.Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır. 10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir. 11.Eleştirici bir bakış açısıyla yazılırlar. Anlatım tarzı sohbete varabilir. 12.İhtimal bildirmeyen, kesin, kanıtlanmış bilgiler kullanılır.
Bu tekniği kullanan yazarın amacı, okuyucunun herhangi bir konudaki fikrini değiştirmektir.
Bir konu üzerinde en az iki görüş vardır. Bu görüşlerden birisi yazarın görüşü, diğeri veya diğerleri başkalarının -belki de okuyucunun- görüşüdür. Yazar değişik yöntemler kullanır, deliller getirir, ispatlar yapar ve parçanın sonunda kendi görüşünü haklı çıkarır.
Bu teknikle yazılmış parçalarda genellikle karşılıklı konuşma havası vardır. "Bence, bana göre, kanımca, bana öyle geliyor ki" gibi öznel yargı bildiren sözler dikkati çeker.
Tartışma yönteminde antitez, tezin önemini belirtmek, doğruluğu konusundaki kuşkulan yok etmek için kullanılır. Hızlı ve ekonomik okumalarda antitez bölümünün atlanması ana düşünceyi kavramayı engellemez.
Öğretici Anlatım Özellikleri: 1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır. 2.Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez. 3.Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir. 4.Daha çok nesnel cümleler kullanılır. 5.Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır. 6.Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir. 7.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider. 8.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz. 9.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur. 10.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür. 11.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir. 12.Bu anlatım türü daha çok ansiklopedilerde ve ders kitaplarında kullanılır. 13.Tarihi metinler, Felsefi metinler, Bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.
Kanıtlayıcı Anlatım Özellikleri: 1.İnandırma, aydınlatma, kendi görüşünü kabul ettirme amaç edinilir. 2.Kavramları tanımlama ve açıklama önemlidir. 3.Okuyucu ve dinleyiciyi ikna etmek, düşündürmek ve üzerinde durulan konudan uzaklaşmamak için bazı kelime, kelime grupları ve cümleler tekrar edilir. 4. Konuşmacı ve yazar üzerinde durduğu konuyu aydınlatmak ve düşüncelerini kabul ettirmek için örneklere başvurur. 5.Konuşmacı ve yazar konuyu aydınlatmak maksadıyla farklı kişilerin düşüncelerine müracaat eder. 6.Kelimeler ve kelime gruplarıgerçek anlamında kullanılır. 7.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır. 8. "Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma " gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır. 9.Kanıtlayıcı anlatımda hitap edilen toplumun kültür düzeyi ve beklentileri önemlidir.
|