Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Toprak - CENGİZ AYTMATOV  (Okunma Sayısı 266 defa)
Durkaya
Yazar
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 57


Nice 11 yıllara ...\m/... *-*


WWW
« : Eylül 28, 2008, 12:23:59 ÖÖ »

Bölüm 1
  Babam Törekul Aytmatov, Bilmiyorum mezarın nerededir, Bunu sana sunuyorum.
Anam Nahima Aytmatova, Biz dört kardeşi sen yetiştirdin, Bunu sana sunuyorum.

  Üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti,
başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen
yolda ağır ağır ilerliyor. Yanında-yakınında kimsecikler yok. Yaz
bitmiş, tarlalarda çalışanlar gitmiş. Kırlarda yankı yankı yayılan insan
sesleri yok artık. Yollarda bulut bulut toz kaldıran kamyonlar ve
biçerdöverler de yok. Sürüler henüz anızlara salınmamış.

  Uzakta, boz renkli büyük yolun ötesinde, sonbahar bozkırı
gözalabildiğine uzanıyor. Gökyüzünü, bir yerlerden akıp gelen
mavimsi bulutlar kaplamakta. Sessizce tarlalara yayılan rüzgar, hasır
sazlarına, sayar gibi tek tek dokunup geçiyor, ölü yaprakları dereye
doğru sürüklüyor. Sabahleyin her yeri çiy kaplayınca, dereden otların
kokusu yayılır çevreye. Hasattan sonra toprak dinlenmektedir. Çok
geçmeden kötü havalar başlayacak, yağmurlar dinmeden yağacak,
sonra ilk kar yere düşecektir. Daha sonra da fırtınalar, boralar...

  Ama şimdilik böyle bir şey yok. Her şey sessiz, sakin görünüyor.
Yaşlı anayı hiçbir şey rahatsız etmemeli. Bakın, işte, durdu.
Yaşlılıktan kenarları iyice kırışmış gözlerle çevresine uzun uzun baktı:

  -Selamünaleyküm sevgili tarlam! dedi yavaş sesle.

  -Aleykümselam Tolgonay. Yine geldin demek? Görüyorum, biraz
daha yaşlanmışsın, saçların bembeyaz olmuş... Aa, baston da
kullanıyorsun artık.

  -Evet, güzel toprağım, yaşlandım. Ee, aradan bir yıl daha geçti ve
sen bir hasat daha verdin. Biliyorsun, bugün Ölenleri Anma Günü.

  -Biliyorum ve seni bekliyordum Tolgonay, ama bu defa da yalnız
geldin değil mi?

  -Gördüğün gibi yalnızım, hep yalnız...

  -Demek ona hiçbir şey söylemedin daha?

  -Hayır söylemedim, söylemeye cesaret edemedim.

  -Ya başkalarından duyarsa, biri istemeden ağzından kaçırırsa?

  -Niye söylesinler. Nasıl olsa, vakti gelince her şeyi öğrenecek. Hem
artık büyüdü, başkalarından duyup öğrenebilir. Ama o benim için hala
küçük bir çocuktur ve bu yüzden ona gerçeği söylemekten çok, ama
çok korkuyorum.

  -Yine de insan gerçeği öğrenmelidir Tolgonay.

  -Biliyorum, biliyorum ama, nasıl söyleyeyim? Benim bildiğimi,
senin bildiğini, başkalarının bildiğini, sevgili toprak anam, yalnız o
bilmiyor. Bunu öğrendiği zaman ne olacak? Nasıl karşılayacak?
Geçmişi nasıl yargılayacak? Aklıyla, yüreğiyle gerçeği olduğu gibi
kabul etmesini bilecek mi? Ah bunu birkaç kelimeyle masal gibi,
hikaye gibi kolayca anlatabilsem! Son zamanlarda bu konu hiç
aklımdan çıkmıyor. Zaman akıp gidiyor ve hiçbir saat bir öncekine
benzemiyor: Ecel her zaman kapımı çalabilir. Geçtiğimiz kış iyice
hastalanıp yatağa düştüm ve o yataktan bir daha kalkamayacağımı,
öleceğimi düşündüm. Aslında korktuğum şey ölmek değil. Ölümü, hiç
şikayet etmeden, direnmeden karşılayabilirim. Benim korktuğum,
onun kim olduğunu söyleyecek vakit bulamamak, büyük sırrı ve
gerçeği kendimle mezara götürmektir. İşte bunun için çok
üzüldüğümü o anlamıyor bile. Nereden bilecek? Tabii bana acıyordu,
benim için üzülüyor, hasta yattığım o günlerde okula gitmiyor,
yatağımın etrafında dönüp duruyor, Nineciğim, nineciğim, su
getireyim ilacını içer misin? Üşüyor musun, bir şeyler daha örteyim
mi üzerine?... diyordu. Ve ben, aklımdan çıkmayan gerçeği
ona söyleme cesaretini bulamıyordum. Öyle saf, öyle içten
bir çocuk ki!.. İşte, vakit geçiyor ve ben konuya nasıl
gireceğimi hala bilemiyorum. Belki yüz yol buldum ama
sonunda hiçbirini beğenmedim. Olayları, bütün gerçeği ve
hayatın manasını anlaması için ona yalnız kendisinden,
kendi öz kaderinden değil, başka insanları, o başka insanların
kaderlerini, kendimi ve benim çağımı, sonra seni sevgili toprak anam,
bizim bütün hayatımızı anlatmam ve onun da anlaması gerekiyor.

  Hatta bisikletinden de söz etmeliyim. Bütün kaygılardan uzak
kalarak gezip tozduğu, binip okula gittiği o eski bisikletinden. Hiçbir
şeyi unutmamalı, başka hiçbir şeyi katmamalıyım: Ne bir eksik, ne bir
fazla. Hayat bizim hepimizi aynı teknede doğurmuş, aynı yumağa
sarmıştır. Ama yine de bu olayları anlamak için o olayların içinde
yaşamış olmak ve onları ruhunda duymak gerek... İşte, durmadan
düşünmemin sebebi budur. Ben görevimin ne olduğunu biliyorum.
Bunu yapabilirsem ölünce gözlerim açık kalmayacak.

  -Otur Tolgonay, ayakta durma, ayakların o kadar güçlü değil artık.
Şu taşın üzerine otur da beraber düşünelim. Buraya ilk gelişini
hatırlıyor musun?

  -Hayal meyal. O günden bu yana köprülerin altından çok sular aktı.

  -Hatırlamaya çalış, her şeyi ta başından bir bir hatırla Tolgonay.
Logged

Nice 11 yıllara...\m/... *-*
nejlazeynep
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #1 : Kasım 08, 2008, 08:01:09 ÖS »

mUHTEŞEM BİR KİTAP..
o TOLGONAY SANKİ AZ ÖNCE YANIMIZA GELMİŞ GİBİDİR..
YANİ ÖYLE CANLIDIR KİTAP..ÖYLE GÜR..
TEŞEKKÜRLER..
Logged
Durkaya
Yazar
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 57


Nice 11 yıllara ...\m/... *-*


WWW
« Yanıtla #2 : Kasım 19, 2008, 08:28:02 ÖS »

Ne mutlu bana ki gerçek bir Aytmatov okuyucusunun mesajını okudum. Teşekkürler NejlaZeynep
Logged

Nice 11 yıllara...\m/... *-*
iemre
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 29


« Yanıtla #3 : Kasım 20, 2008, 02:41:40 ÖS »

Rahmetlik C. Aytmatov'la hem tanışmak, hem teşriki mesaide bulunmak da varmış kaderimde. Hem Kırgızistan'da iken hem de Türkiye'ye geldiği dönemlerde ona tercümanlık yapmak kısmet oldu. Hatıralarımı paylaşmak isterdim ama şu an için yaımda yok. İnşallah bilahere göndereyim...
Onun romanlarında geçen yerlerde dolaşmak romanını yaşamak gibi bir şeydi bizim için.. Bu vesileyle bir kere daha Cengiz Ata'ya Allah'tam rahmet diler, serinselvicilere selam ve dualarımı sunarım...
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 677



« Yanıtla #4 : Kasım 20, 2008, 06:08:44 ÖS »

Sevgili imre,
Böylesi bir tanıklığın meyvelerini serinselvide görmek bizleri çok sevindirir. Bizlerle paylaşacaklarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: