Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: GÖL / ALPHONSE DE LEMARTINE  (Okunma Sayısı 766 defa)
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« : Ekim 06, 2010, 09:40:10 ÖÖ »

Göl

Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
Zaman adlı denizde bir gün bir lahza için
Demirleyemez miyiz?
Ey göl, henüz aradan bir sene geçti ancak,
Seyrine doymadığı o canım su yanında
Bir gün onu üstünde gördüğün şu taşa bak,
Oturdum tek başıma!
Altında bu kayanın yine böyle inlerdin;
Yine böyle çarpardı dalgaların bu yara,
Ve böyle serpilirdi rüzgarlarla köpüklerin
O güzel ayaklara.
Ey göl, hatırında mı? Bir gece sükut derin,
Çıt yoktu su üstünde, gök altında, uzakta,
Suları usul usul yaran kürekçilerin
Gürültüsünden başka.
Birden şu yer yüzünün bilmediği bir nefes
Büyülenmiş sahilin yankısıyla inledi
Sular kulak kesildi, o hayran olduğum ses
Şu sözleri söyledi;
‘‘Zaman, dur artık geçme, bahtiyar saatler, siz
Akmaz olunuz artık!
En güzel günümüzün tadalım o süreksiz
Hazlarını azıcık!
Ne kadar talihsizler size yalvarır her gün,
Hep onlar için akın;
Günleriyle birlikte dertlerini götürün,
Mesutları bırakın.
Nafile isteyişim geçen saniyeleri;
Akıp gidiyor zaman.
Geceye:‘‘Daha yavaş! ’’ deyişim boş; tan yeri
Ağaracak birazdan.
Sevişmek! Hep sevişmek! akıp giden saatin
Kadrini bilmeliyiz!
İnsan için liman yok, sahil yok zaman için,
O geçer, biz göçeriz! ..’’
Kıskanç zaman,kabil mi sevginin kucak kucak
Bize zevki sunduğu sarhoş edici anlar,
Kabil mi uzaklara uçup gitsin çabucak
Matem günleri kadar?
Nasıl olur kalmasın bir iz avucumuzda?
Nasıl yok olur her şey büsbütün silinerek?
Demek vefasız zaman o demleri bir daha
Geri getirmeyecek?
Loş uçurumlar: mazi, boşluklar, sonrasızlık,
Acaba neylersiniz yuttuğunuz günleri?
Alıp götürdüğünüz derin hazları artık
Vermez misiniz geri?
Ey göl! dilsiz kayalar! mağaralar! kuytu orman!
Siz ki zaman esirger, tazeler havasını,
Ne olur, ey tabiat o günlerin saklasan
Bari hatırasını!
Sakin demlerde olsun, deli rüzgarda olsun,
Güzel göl, etrafını süsleyen oyalarda,
O kapkara çamlarda, sularına upuzun
Dökülen kayalarda!
İster meltemlerinde, bir ürperişle esen
Seslerde, ister uzak ister yakında olsun,
Yahut gümüş pullarla sular üstünde yüzen
Ay ışığın olsun!
Kuduran fırtınalar, sazlar bize dert yanan,
Meltemini dolduran kokular, hep beraber,
Ne varsa işitilen, görülen ve koklanan,
Desin ki: ‘‘Seviştiler! ’’

(Le Lac) (Çeviren: Yaşar Nabi)
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #1 : Aralık 24, 2010, 07:47:03 ÖÖ »

Hasan Ağabey, sayfalar arasında fark edilmeyi bekleyen bu güzel paylaşım için teşekkürler.
Logged
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #2 : Aralık 24, 2010, 10:07:56 ÖÖ »

Sibel kardeşim. Edebiyat evrenine sunulduğundan bu yana güzelliğinden hiçbir şey yitirmeden zamana damgasını vurmuş bu şiir, edebi heyecanlarımın ilk tanıklarından biridir. Bu heyecanı paylaştığın için ben de sana teşekkür ederim.  Gülümseme
Logged
benjaminhanif
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136


sakin ol, her şey çok güzel ...


« Yanıtla #3 : Aralık 24, 2010, 10:27:59 ÖÖ »

Şiir oldukça iyi ancak ben çevirmenin katkısı olduğunu düşünüyorum; emanet ehli olana verilmiş, Yaşar Nabi'nin dile ve anlama hakimliği de kendini gösteriyor bu şiirde.
Hepimizin bildiği gibi, bir şiiri ana dilinde okurken dahi bir basamak anlam düşmesi olur,Şairin ne anlattığını sadece kendisi bilir,devam eden zincirde de dilden dile kültürden kültüre aktarılırken başlangıç noktasından çok öteye gitmiş olur.İşte tamda burada Çevirmenlerin yani Kutsal Logos Koruyucularının önemi ortaya çıkıyor.
Yaşar Nabi ve benzerlerinin çevirilerinden okumak,çeviri bir eseri okurken kimin çevirisi olduğuna dikkat ve öncelik vermek, bizlerin ana vazifesi olmalıdır.
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #4 : Aralık 24, 2010, 10:34:58 ÖÖ »

Bu söylediklerinizden sonra paylaşımınız kat be kat değerli oldu Hasan Ağabey. Hem de beni farklı bir beklentiye sevk etti. Tüm arkadaşlar, edebiyatla ilk tanışıklıklarına, ilk kıvılcımlara vesile olan yazarları, metinleri, kişileri paylaşsalar, ne hoş olur değil mi?

Ben başladığınız yerden devam edeyim; Kemalettin Tuğcu, Gülten Dayıoğlu ve Altın Kitaplar. İlkokul döneminden itibaren en kolay ulaşabildiğim ve soluksuz okuduğum kitaplar bunlar. Tabii Gizli Yediler'le, Afacan Beşler' i atlamamak lazım. Geçen hafta oğlum ilk kez Gizli Yediler'le tanıştı. Kitapçıda ne idüğü belirsiz mutantlar üzerine yazılmış bir kitaptan onu gönüllüce vazgeçirmeye uğraşırken, imdadıma yetiştiler. Başta biraz burun kıvırarak aldığı Gizli Yediler'i şimdi elinden düşürmüyor. Gülümseme
Logged
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #5 : Aralık 24, 2010, 10:40:37 ÖÖ »

Evet benjaminhanif. Gerçekten de çeviri şiir, geldiği dilde adeta yepyeni bir hüviyetle bir kez daha doğuyor. Duyguların, iki ülke insanı arasında nüanslar seviyesinde de olsa farklılıklar gösterdiğine inanıyorum. Bu yüzden bize ait hissiyatlara tercüman olmak gibi de algılıyorum şiir çevirisini. Ben de sizin fikrinize katılıyor ve Yaşar Nabi'nin bu alanda bir otorite olduğunu kabul ediyorum. 
Logged
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #6 : Aralık 24, 2010, 10:46:16 ÖÖ »

Sibel kardeşim, güzel bir fikrin kıvılcımı aydınlatmış o hünerli zihnini. Gerçekten de güzel bir konu başlığı olabilir bahsettiklerin. Benim ilk okuma heyecanım, ortaokul ve lise dönemlerinde edebiyat ders kitaplarındaki tadımlık metinler ve tabii ki şiirlerle başlamıştı. Hala bazı metinleri az biraz hatırlarım. Keşke o kitapları biriktirseymişim zamanında...
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #7 : Aralık 24, 2010, 10:50:40 ÖÖ »

O halde foruma böyle bir başlık açmak farz oldu. Gülümseme

Göl şiirini okur okumaz zihnime Ahmet Haşim'in Merdiven ve Yahya Kemal' in Sessiz Gemi şiirleri geliverdi. Siz ne dersiniz, Göl'deki ton anımsatıyor mu size de bu şiirleri?
« Son Düzenleme: Aralık 24, 2010, 10:58:24 ÖÖ Gönderen: giraysibel » Logged
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #8 : Aralık 24, 2010, 10:56:31 ÖÖ »

 Gülümseme Katılıyorum. Bu kadar kalem ehli serin selvi efradının elbette bu mevzuda paylaşacakları hatıra ve fikirleri vardır diye düşünüyorum. Evet Sibel kardeşim ben de katılıyorum bu tespitine. Zaten o dönemlerde Fransız edebiyatından etkilenen şair ve yazarlarımız olduğu hususu da bu düşüncene hak verdirir nitelikte.
Logged
benjaminhanif
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136


sakin ol, her şey çok güzel ...


« Yanıtla #9 : Aralık 24, 2010, 12:22:19 ÖS »

Buyrun o halde açın yeni bir  başlık;

Edebi dilimizi Kim döllemiş Kim mayalamış, ne zaman, nerede,nasıl olmuş...

sağlam bir forum olacağa benziyor
Logged
hasanparlak
Site Yazarı
Forum Yazarı
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #10 : Aralık 24, 2010, 01:15:38 ÖS »

Evet efendim, yabana atılmayacak bir fikir, bence de. Değerli kalemler, buyurun bakalım...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: