Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafaktan Öğleye Kadar Denizde / Mecit ÜNAL  (Okunma Sayısı 39 defa)
Rabia G. Bulut
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25



« : Haziran 09, 2010, 01:04:42 ÖS »



Claude Debussy,
La Mer/
Trois Esquisses Symphoniques

1. Durağanlık

Her kapının ardında koyu bir gölge

(Açılma)
duvarın dibinde duruyor masa aynı masa
bir adam bir kitap iki gazete kesiği bir resim
bir yaşam öyküsü belki birkaç sayfa karalama dokuz yıl
yedi kapı beş pencere iki plastik şişe bir ayna
her pencereye bir gökyüzü silme mavi
plastik şişelere sararmış narenciye
çocuklar yol boyu koparmışlardı gelirken
kaç takvim eskidi yerlerinde kaldılar
gün aşrı sulansa da bir daha yeşermezler
ama koklanabilirler ne zaman istenirse
düşler de katılabilir yanlarına dingin bir öğleye taşınırlar
-zaman da geniş denizler de
istenirse rüzgâr çıkar
iplerde çamaşırlar salıncak
güneş her zamanki yerinde işte
tam
tepede

2. Yön değiştirme

Zaman da geniş denizler de

(Bindirme)
ama değişiyor dünya
her şey her şeyi değiştiriyor
aynada başka duruyor yüzüm fotoğrafımda başka
alnımda kaşlarımda ağzımda gezdiriyorum elimi, yüzüm elimde başka
önce herkesin tek bir yüzü var diyorum kendi yüzüme bakıp
sonra evet herkesin tek bir yüzü var �yüzsüzlük!
herkes aynı ışığın altında
uzun yolculuklar kuruyorum ne zaman bir rüzgâr çıksa
eski söylenceler bitti artık �ben gidiyorum
eski sözleri de anımsayan yok �zaman da geniş denizler de
kim koyuyor bu kadar çok aynayı bu kadar çok yere
gözleri kör bakıyoruz gözleri kör yüzümüze
hep evet diyoruz arada bir hayır desek bile
herkese kaçacak bir yer var sözcüklerde

yoksa sokağa çıkmayacak kimse

ben gelecek zaman çekimiyle konuşuyorum
oysa rivayette oluyor her şey
yedi katlı ziggurattan yıldızlara bakıyor kil tabletlerde bir bilge
kentin yedi kapısından yedi yöne çıkarılıyor yedi haberci gölge
�kent yıkıldı! kent yıkıldı! yarı yoldan geriye dönüldü!
�tarih bir avuç kül yığını!

ömrüm arşivde kalmış tozlu bir bildirge

3. Devinme

Balina kemiklerinden yapılan oyma resimler

(Geçme)
o zaman mühre kazıyorum yüzümü hiçbir şey bitmiş değil
ve hiçbir şey de yeniden başlamıyor deniz yarı dalgalı
deniz yarı dalgalı ve batıp çıkan bir keman
ne ses var
ne de yay
yerin yedi kat dibinde
alnını siliyor madenci

(Ara)

bir ses
sonra bir ses daha
sessizlik/kreşendo/kararma

damarı nerden bulursanız
kazmayı ordan vurursunuz.

Logged

nasıl olurmuş göze almak, gözlerden ötesini... (ismet özel)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: