Sayfa: 1 ... 3 4 [5]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: değişime uğrayan eşyalardan bahsetmeye ne dersiniz?  (Okunma Sayısı 1397 defa)
seher vakti
Administrator
Forum Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 357



WWW
« Yanıtla #60 : Mart 07, 2010, 11:40:13 ÖS »

Bugün bir köye gittim. İstanbul'a yakın bir yer aslında. Hava çok soğuktu. Bir teyze toplamış çalı çırpı,odun ne bulduysa dört katlı apartmandaki evine götürüyordu. Bu havada sobayla nasıl ısınırdı ki ev? İşte o zaman aklıma geldi, eskiden böyle sıcacık evlerde mi oturuyordu herkes?

 Ben odun sobasını -belki de kömürdü- teyzemlerde görmüştüm. Evlerinin sadece bir odası sıcak olurdu, sobanın olduğu oda. Diğer odalarda oynayıp üşüdükten sonra sobanın olduğu odaya geçmek, sobanın yanıbaşında ısınmak için yarışmak ne eğlenceliydi. Bazen gazete kağıtları atardık içine.Harlanınca pek hoşumuza giderdi. Teyzem yıkadığı elbezlerini asardı sobanın üstündeki tellere. Sobanın faraşıyla da küllerini alırdı. Kapağını açınca merakla sokulurduk içini görmek için.

Bizim evde ise gaz sobası vardı. O dönemde elektrikler sık sık kesildiği için kaloriferler de söner, soba yakmak zorunda kalırdık. En çok hatırladığım ise soba üstünde demlenen çaylar... Sobanın üstüne attığımız portakal- mandalina kabuklarının kokusu da burnumda sanki.
Ah bir de kedimiz vardı, Çitlembik. Ne oyuncu, ne tatlı kediydi o. Soba yandı mı yanıbaşındaki yastığa kurulur, kimseye kaptırmazdı.
Şimdi kömürleri kırıp bodruma taşıyan apartman görevlileri de pek kalmadı herhalde. Hatta birçok evde bütçeye göre, evde bulunduğu saate göre yakılıyor kaloriferler. Tabi her yerde değil.

 Soba hatıraları olan var mı? Benim bildiğimden çok daha fazlasını bilen ve yaşamış olan mutlaka vardır aranızda.
Logged

seher vakti
n.firuze
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 138



« Yanıtla #61 : Mart 08, 2010, 12:13:36 ÖS »

Yeşil Salıncak

Yeşil salıncak… Kimleri sallamadın ki sen. Kimleri uyutmadın ki… Ah çocukluğumun vazgeçilmezi, babamın yaptığı büyük yeşil salıncak. Ne çok sevilirdin bilir misin? Büyük küçük herkesin eğlencesiydin. Biz okuldayken anneler ablalar, okul dönüşü çocuklar. Tabi hafta sonları da. Sen yorulmayı bilmezdin bizde oynamaktan bıkmazdık. Ama merak ediyorum, bazen parklara kaçardık o zaman kıskanır mıydın bizi? Orada tahterevalli var, kaydırak var… Eh tabi salıncak da. Park kalabalıklaşınca yine sana gelirdik. Bağrına basar çocuksu düşlerle sallardın bizi. İleri sallanırken bahçemizdeki erik ağacı geri sallanırken yan komşumuz deniz ablaların bahçelerindeki üzümler görünürdü… Yorulup indiğimde köşeye eteğim takılırdı anlardım o zaman kızardın bize. Nereye gittiniz siz? Hesap sorar gibi. Kaçarken yakalayıverirdin. Bir keresinde ablam düşmüştü burnu kırılmıştı, intikam mı almaya çalıştın yoksa? Hani severdin bizi.
Yine de vazgeçemezdik senden. Tek bizim aile değil mahalledeki çocuklarda gelirdi. Bizim salıncağımız var gelin. Çocuksu övünme işte. Seni en çok hızlı sallanırken severdim gökyüzüne uçururdun beni. Hızlı daha hızlı… Az daha sallansam erik ağaçlarının yapraklarına dokunacağım ya da deniz ablaların bahçesine uçacağım. Sonra yavaşlardık, uykum gelirdi… Anne gibi sallardın. Nerdesin yeşil salıncak? Nerdesin?...
Logged

"Kaderin defterini yırtıp kendi cümlelerinizi yazamazsınız!"
Sayfa: 1 ... 3 4 [5]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: