Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kısıtlı Devinim  (Okunma Sayısı 107 defa)
author
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 19


« : Mart 08, 2010, 09:37:06 ÖS »

    “Her insan sevdiğini öldürür.” Belki de bu ölüm; yaşamın içinde var olan yüzlerce ölümden yalnızca bir tanesidir. Bir şekilde kafamızda yer edinen “Sevgimin değerini bilecek biri var mı?” arayışının yarattığı sorunun yanıtını bulmak isteriz. Arayış tamamlanıp sevilecek kişiyi bulduğumuzu düşündüğümüzde, sevilen kişinin her zaman bu eyleme karşılık veremesini bekleriz. Oysa bu, insanın özgür iradesini hiçe saymaktır ve beklentilerin her zaman istendiği yönde olamayacağını gösterir. Nazım Hikmet’in de dediği gibi “Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?”
    Duygularda yaşanan her hayal kırıklığı, içimizdeki sevme güdüsünü törpüleyecektir. Olumsuzluklar yüzünden kesin kararlar alınmak istenecek ama bunlar, sanki daha önce hiç düşünülmemiş gibi zamanla akıldan silinecektir. Sözde hiçbir kötü şey olmamış gibi tekrardan doğru olduğuna inanılan insan beklenecektir. Peki bu bekleme, karşılığı olacak bir sevgi için geçen süre midir yoksa bu beklenti karşıdaki sevmese de insanın içinde sabırla yaşayabilir mi? Bunlardan en önemlisi, bireyin sahip olduğu bu sevginin gücünü en iyi şekilde ayarlayabilmesidir. Kontrollü sevebilmenin var olmadığı bir dünyada, kişinin duyduğu sevme ve sevilebilme arzusunun yarattığı güç herkes tarafından aynı kullanılamaz. Sevgi gibi öznelliğin ön planda tutulduğu bir konuda bundan bahsetmek oldukça güç olur. Bir anda yaşanan bu güçlü duygu yoğunluğunu azaltmak için çoğu zaman paylaşım yoluna gidilir ve etrafta bulunan herhangi birine yaşanan bu olağan üstü (!) durum tarif edilmeye çalışılır. Artık bu sevginin bir parçası da siz olmuşsunuzdur. Seven kişi için her şey; varsa yoksa “o” dur.konuşulan her konunun “ona” bağlanma zorunluluğu vardır. Ya bu durumun sevilen kişi üzerindeki etkileri... sonuç yalnızca koca bir baskının oluşturduğu bıkkınlık hissidir. Durdurak bilmeden yapılan hareketler sabır sınırları zorlayıp, direncin kırılmasına yol açacak dolayısıyla sıkılmalar başlayacaktır.
    Değer verilen kişiyi ölesiye hatta öldüresiye sevmek veya sırf biz onu çok seviyoruz diye aynı derecede karşılık beklemek ne kadar abartılı da olsa, insan içindeki aşırı sevginin, bir şekilde karşısındakinin yaşarken ölümüne neden olacağının farkında bile olmadan tüm bunları gerçekleştiriyordur. Özdemir Asaf ise şöyle açıklamıştır ölesiye sevgiyi dizelerinde:

ellerini ver öpeceğim,
binlerce el içindeyim,
şu beyaz çizgilerden gideceğim.
ellerini ver ellerini...
seni öldüreceğim

gözlerinden gireceğim
içinde yer edeceğim
sana oradan sesleneceğim:
ellerini ver ellerini...
seni öldüreceğim.
« Son Düzenleme: Mart 08, 2010, 09:41:08 ÖS Gönderen: author » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: