Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: kör bir köpeğin gözleri  (Okunma Sayısı 89 defa)
zeynep tuna
Global Moderator
Forum Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 350



« : Mayıs 18, 2010, 05:50:26 ÖS »

 
“uyansana,” dedi kadın “bir düş gördüm, kör bir köpek getirmiştin eve. ayaklarının ikisi de çamurlu iplerle birbirine bağlıydı. boynunda bir madalyon vardı ve içinde üçümüzün de ismi yazıyordu.” adam homurdanarak sağdan sola döndü, “gecenin bu saatinde kör bir köpeği gördüğünü söylemek için mi uyandırdın beni? ” “ama gördüm,” dedi kadın. “köpek konuştu benimle, “madalyonda ismi yazanları götürmeye geldim,” dedi. “iyi öyleyse, gitseydin, neden beni uyandırdın ki?” “şakanın sırası değil, sen hiç rüyanda da olsa konuşan bir köpek gördün mü? "offf yapma şimdi, sabah anlat..." "ayaklarındaki ipi çözmek istedim fakat öyle çok düğüm vardı ki ben çözmeye çalıştıkça sanki birisi bir düğüm daha atıyordu. sonunda ellerim kollarım çamura bulandı, kanter içinde kaldım.” "kalırsın tabii, sıcağı görmüyor musun, gecenin üçü olmasına rağmen kırk derece.” “dalga geçme bildiğin gibi değil, köpek kör olmasına rağmen beni görüyordu, konuşurken tam da gözlerimin içine bakıyordu. onu evden dışarı çıkarmak istedim, ayakları bağlı olduğundan yürütemedim. sürükleyerek götürmeyi denedim, boynundaki madalyonun ipinden asıldım. ben asıldıkça köpek büyüdü, o büyüdükçe ben daha çok asıldım, sonunda madalyonun ipi koptu. tam uzandım isimlerimizin yazılı olduğu kağıdı alıyordum ki köpek hızla madalyonu yuttu...” “amannnn...” dedi adam gürültüyle, “saçmalık!”
“hişşşşşt, bir dakika, çocuk uyandı galiba, kıpırdanıyor, gidip bir bakayım, sonra anlatırım devamını...” “bitmedi mi daha, sabah anlatsan olmaz mı?”
“hişşşşt sessiz ol!” kadın ayaklarının ucuna basarak uzaklaştı.
adamın da uykusu iyice kaçmıştı. yatağın içine oturdu, pijamasının önünü açtı, bir sigara yaktı, yavaş yavaş dumanını üflemeye başladı. “bütün bu saçma rüyaların sebebi sıcaklar. kavruluyoruz resmen bu çatı katında. seneye çocukla ikisini memlekete göndereyim de hiç olmazsa onlar rahat etsinler bari.”
içerden sesler geliyordu. çocuk ağlamaklı ağlamaklı birşeyler anlatıyor, karısı onu yatıştırmaya çalışıyordu. bir ara yanlarına gitmeyi düşündü ama hemen vazgeçti. “bir iki dakika sonra uyur nasılsa. en iyisi ben de yatayım,” sigarayı komidinin üzerindeki tablaya bastırdı, yatağa uzandı, açık pencereden gökyüzüne baktı. tek bir bulut bile yoktu, “yarın da sıcak olacak” dedi. ofis evden de beterdi. dar pencereli küçücük odada tıkılıp kalıyordu akşama kadar.
“uyuttum,” dedi kadın sessizce, yatağın kenarına otururken, “sana bir şey söyleyeyim mi, o da aynı rüyayı görmüş. “hav hav geldi, kocaman, baba getirdi, gözleri bağlıydı, beni yakaladı...” dedi durdu. zorla uyuttum, allah hayra yorsun, bu köpek düşü hiç iyiye işaret değil.” “şu konuyu kapatsan...” dedi adam. “çocuk belki de senin konuştuklarını duydu, kaç kez köpek dedin, hatırlasana. hadi artık, sabah işe gideceğim, yarın teftiş var zaten..." “ama...” dedi kadın “köpek...” “kapa şu konuyu...”
adam dönüp horuldamaya başlamıştı bile... kadın da başını istemeye istemeye yastığa bıraktı, bir müddet kocasının ve çocuğunun nefeslerini dinledi, göz kapakları ağırlaştı, gece lambasının düğmesini kapatıverdi...
kör bir köpek düşlerinde dolanıyordu. adamın rüyasını bulması iki dakika bile sürmedi. bacaklarında üç küçük kutuyu sürükleyerek ağır ağır geldi odaya. adam köpeği hemen tanımıştı. karısının tarif ettiği gibi hem kördü hem de ayakları bağlıydı. yalnız fazladan üç kutucuk vardı bacaklarına demir halkalarla bağlanmış. birden karısının bahsettiği madalyonu hatırladı. köpeğin boynuna baktı, yoktu. köpek de anlamıştı madalyonu aradığını. kör gözlerini adama dikti, “burada,” dedi, ayağındaki kutuları göstererek, “aradığın burada. isimleriniz madalyon süresini tamamladı, şimdi buraya yazıldı, gördün mü?” “ver onları aşağılık hayvan, karımı ve çocuğumu korkuttuğun yetmedi mi, ver, ver, ver...” kutuları son hızla asılıyor, o asıldıkça kutular daha da ağırlaşıyordu. bir ara küçük olan kutuyu yerinden koparıyor gibi oldu ama köpek, dişleriyle onu yakaladığı gibi pençesinin arasına sıkıştırdı. “ancak diğerlerini koparabilirsen sana bunu verebilirim, yoksa hiç birini almazsın,” dedi. adam kanter içindeydi. kutular yerinden bile oynamıyor köpek gittikçe dev bir yaratığa dönüşüyordu. çocuk ve kadın da gelmişti yanına. üçü birlikte çekmeye çalışıyorlardı kutuları. tam o anda nerden geldiğini anlamadıkları büyük bir uğultu koptu, köpeğin pençesindeki kutu büyük bir gürültüyle açıldı ve hızla çocuğu yuttu. kadın, çığlık çığlığa çocuğu yutan kutuyu açmaya çalışırken aniden daha büyük bir uğultu koptu, kutuların biri daha sarsıntıyla açıldı ve kadını sürüyerek içine çekti, kapanıverdi. adam delirmiş gibiydi karısı ve çocuğu bir anda gözlerinin önünde yok olmuştu. ne yaptığını bilmez bir halde köpeğin üstüne atıldı, onu boynundan yakaladı, iki eliyle birden boğazını sıkmaya başladı, sıktı sıktı sıktı... köpeğin ağzından kanlı köpükler akmaya başladı, leş gibi bir koku yayıldı etrafa, köpek tam yere yığılıyordu ki birden adamın arkasında dev bir çatırtı koptu, çatırtıya karısının ve çocuğunun çığlıkları karıştı, adam şuursuzca geriye döndü; dönmesiyle de köpek onu arkasından ittiği gibi kutuyu kapatıverdi...
......................
bir kaç gün sonra, yıkıntıların arasından üç tabut camiye götürülürken kör ve ayakları bağlı bir köpek hala oralarda sürünerek dolaşıyordu...


* mnbvcdxti1.jpg (14.34 KB, 740x462 - Görüntüleme: 5 kez.)
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 677



« Yanıtla #1 : Mayıs 19, 2010, 09:31:33 ÖÖ »

Çok güzel bir öykü bu sevgili Zeynep. Kurgu iyi, diyaloglar yerinde, gerilim müthiş. İlk okuduğumda da çok beğenmiştim. Şimdi de sanki ilk kez okuyor gibi heyecanla okudum öykünü. Gerilim daha öykünün isminde sarıyor insanı zaten; kör bir köpeğin gözleri... Tebrikler.
Logged
zeynep tuna
Global Moderator
Forum Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 350



« Yanıtla #2 : Mayıs 20, 2010, 08:43:29 ÖÖ »

sevgili sibel  sana sadece şunu söyleyebilirim, öyküyü yazarken kör bir köpek beni takip ediyordu ve kutulardan biri benim için hazırlanmıştı...
Logged
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 677



« Yanıtla #3 : Mayıs 20, 2010, 09:04:22 ÖÖ »

Tam düşündüğüm gibi!

Ancak kör bir köpeğin takip ettiği biri böyle bir öykü yazabilir.

Gülümseme
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: