Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hiç Kendinize Mektup Yazdınız mı?  (Okunma Sayısı 1247 defa)
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« : Aralık 31, 2010, 12:46:56 ÖS »


Kaç kişi yapmıştır acaba? Ne dersiniz, yılın bu son gününde oturup kendimize birer mektup yazalım mı? Ve varsayalım ki bu mektup alıcısına bir senelik bir yolculuktan sonra ulaşabilecek olsun, 2011' in 31 Ocak' ında.

O tarihte, mektuplarımızı değil ama okuduktan sonraki duygularımızı paylaşabiliriz belki, belki de paylaşmayız. Her durumda ilginç bir tecrübe olur.

İyi seneler herkese...
Logged
n.firuze
Yazar
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 153



« Yanıtla #1 : Aralık 31, 2010, 01:50:30 ÖS »

Sevgili Sibel;
Ben yazdım kendime mektup, bir yıl önce yazmıştım, içimden ne geçiyorsa döktüm kağıda ve söz verdim kendime bu mektubu 5 yıl sonra açacağım..yada 10 yıl.. bi kaç tane yazdım mektup zarfı kapattım sakladım sonra bi kaç ay sonra açtım... Zaman muhasebesi yapma açısından güzel bir şey..
Bu kez duracam sözümde Gülümseme
Logged

"Kitap dediğin bir yolculuğun adıdır, içe dönük bir seyrüsefer; her roman bir aynadır aslında, sana seni gösteren." Elif Şafak
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #2 : Aralık 31, 2010, 01:56:14 ÖS »

Ne güzel...

Söz uçar yazı kalır diye boşuna söylememişler, bir yılın muhasebesi, hem de elde sağlam delillerle... Gülümseme

Sevgiler n.firuze.
Logged
nurguhun
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 44



« Yanıtla #3 : Aralık 31, 2010, 11:30:05 ÖS »

Zat-ı Alime Mektup

Seni seviyorum ey nefsim; bu yaşıma kadar senden esirgediğim bu sözü söyleyi, bu geç kalmış itirafın izharını daha da bekletmeyi istemiyorum. "Sevmeyen ve sevilmeyen bizden değildir" buyuruyor En Güzel'imiz. Ben seni sevmeden, sana hissettirmeden, seni hislendirip söylettirmeden nasıl başklarına  bu davanın savunusunu yapabilirim? Ne olursam olayım sen'siz olmuyor işte.. Bana en yakın olan sensin, beni en çok anlayan, beni en çok paylayan, beni en çok  yalnız bırakan, bana en çok sahip çıkan hep sensin. Görüyorsun işte daha çok cefadan da olsa sermayesi bei yalnız bırakmıyor vefadan vazgeçmiyorsun. Ben hala adam olmaya çalışıyorum sen beni adam yerine koymasan da senin rağmına çalışacağım hep. Bu sayede seni daha çok tanıyor ve daha çok seviyorum da ondan..İstanbul'dayım şimdi; hayatımda feth-i mübini vuku bulabilen bir kaç hayalimden birinin tam ortasında. Hem mutluyum hem mutsuz; işte buna aşk diyorlarmış. Onun için bana nasılsın diye sorma cevap verecek duırumda değilim. Farkediyorum artık ve farkım arttıkça fakrım da artıyor ve hayretime de bir şeyler oluyor sanki. Sen beni merak etme ben seni yeterince ediyorum. Ara sıra uğramadığın oluyor, ne deyim ben de memnun oluyorum bu durumdan. Bak bir yıl daha bizi bekliyor, bir yılda daha sürüklüyor bizi yakamızdan. Ecel gelmeden hakkımızdan hakkını helal et ey nefsim. Kendimize iyi bakalım. Hoşça kalalım....
Logged

Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb

                                           Yunus Emre
giraysibel
Administrator
Köşe Yazarı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #4 : Ocak 01, 2011, 01:34:00 ÖS »

Mektubunuzu paylaştığınız için teşekkürler nurguhun. Postanız bize emanettir, bir dahaki seneye dek sahibinden bile saklayacağız. Gülümseme
Logged
nurguhun
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 44



« Yanıtla #5 : Ocak 01, 2011, 02:56:55 ÖS »

Sır bir kişinin bildiğine denirmiş Sibel hanım ben nefsimle paylaşırken bir kere bu ikilemi doğurdum sır olmaktan çıktı zaten saklamak için değil paylaşmak için yazdım. Kamuya mahsustur artık. Eskiden mektub yazmayı çok severdim. Yazdığım en uzun mektubun sahife numarası en son yirmi üçe baliğ olmuştu ve bu bir aşk mektubu idi.. Teknolojik ilerlemeler malesef insani yönlerimizi hissi yönlerimizi ve bunun kültüre yansıyan değerler manzumesini tahrifata uğratıyor. tahrifat diyorum çünkü kaybedilen bir iklimin çocuklarıyız. Hazzettiğimi şeylerin hıfzettiğimiz şeylerin gözgöre göre ellerimizden çıkıp gitmesi acıtıyor vicdanlarımızı. Siz eski bir yaranın kabuğunu kavlattınız (kaldırdınız)..Aslınca acıdır hatırlamak, acıdır sevmek, acıdır insan olmak ve acıdır bize vuslata rağbet ettiren..Mektupperverler olarak bu geeneği nostaljik te olsa derhatır ettirdiğiniz için teşekkürler..Dilerim diğer paylaşımcılar da olur ve istifade ederiz..Hoşça kalınız..
Logged

Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb

                                           Yunus Emre
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: