HekimVural
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 39
|
 |
« : Aralık 21, 2011, 03:45:16 ÖÖ » |
|
Batının Tarih Kitabesi
Size Batının Tarih kitabesini anlatacağım;
Uzun zaman önce Batı Ellerinde bir ülke varmış. Bolluk, refah ve zenginlik içinde yaşıyorlarmış. Hiçbir kralın karşısına çıkamayacağı kadar yiğit ve güçlüymüşler. Burayı efsanevi, ulu bir kral yönetirmiş. Yiğit, güçlü, mağrur ve her halka karşı cömertmiş. Hiç bir savaştan mağlup ayrılmamış. Ama bir gün uzak diyarlardan gelen bir haber Batı Ellerinde yayılmış. Doğudan kara ve zalim bir ordu. Batı' ya doğru hızla ilerliyormuş. Derler ki; yakmak, yıkmak, yağmalamak ve ölüm kusmak için savaşırlarmış. Tüm karanlık güçler, aydınlığın üstüne kara bulutlar gibi çökmek için bu devasa orduyu kurmuşlar adeta... Batı Ellerinde bir figandır kopmuş. İnsanların yâdına ölümün kara korkusu düşmüş. Derken Batının soylu ve güçlü kralı insanların üzerinden doğmuş. Bir anda Batı Ellerin cesur halkı özüne dönmüş. Kral savaş borularını çaldırmış. Onun boyunduruğu altındaki krallar, Batının diğer şerefli kralları ve tüm cesur askerler ulu kralın ışığı altında toplanmış. Ama içlerinden bu güçlü kralların düşmanı olanlar karanlık tarafa geçip onların tarafında savaşa girmeye başlamışlar. Ardından Batının birleşik güçleri Batı ile Doğunun kesiştiği topraklara doğru yola çıkmış Burada iki devasa ordu karşı karşıya gelmiş ve dünyanın kaderinin belirleneceği, ozanların dilinden düşmeyecek, amansız bir savaşa tutuşmuşlar.
İki tarafta kıran kırana dövüşmüş, kılıçlar kırılmış, kalkanlar yarılmış, oklar güneşin önünü kesmiş ve kanlar dört bir yana nehir olup akmış( Daha sonraları bu kanın doldurduğu nehirin etrafı çöl olmuş ve nehrin kanı temizlense bile nehir yatağındaki toprak kızıl kalmış ve bu nehir Kızıl Nehir adını almıştır.). Doğunun kara efsun yayan ordusu, Batı Ordularındaki askerlerin gönlüne gölge düşürmüş. Askerler ölüm korkusuyla çılgına dönmüş. Hatları kırılmaya ve çekilmeye başlamış. Ta ki batının güçlü kralı ve cesur askerleri kalana dek. Kral ak efsun yayarmış ve askerlerin gönlünü cesaret ve umutla doldururmuş. Onların bile gücü karanlığa yetmemiş ve yavaş yavaş geri çekilerek güçlerinin yettiği kadar direnmişler. Sonunda kralları esir alınmış ve o halkın tüm insanları yitip gitmiş. Nice güzellik ve iyilikte onlarla beraber gitmiş geriye bir tek umut kalmış. Karanlık bu savaştan galip çıkmış ve 100 yıl boyunca Batı' da hüküm sürmüş. Kendine karşı gelen herkesi öldürmüş. İnsanları cahilleştirmiş. Geçmişlerini e umudu unutturmuş. Ardından karanlık çekilip Batının hâkimiyetini kendilerine katılan krallara bırakmış. Asırlarca bu çorak ve kötü toprakları kötülükleriyle beslemişler. Batı Elleri' nde bir daha asla güneş doğmamış ve hep yağmur yağmış. Batının insanları bu yüzden kötüleşmiş, güçsüz ve dayanıksız olmuşlar. Derler ki; bunun nedeni Batının güçlü kralıymış. Savaşta esir düşünce aklını yitirmiş. Halkının hüznünden ve ağlamaktan ölmüş. Ölmeden önce Batı Ellere binlerce kez lanet etmiş. Bu yüzden Batı Ellerine çok yağmur yağdığını söylerler. Batının halkı bu yağmurlara Kralın Gözyaşları derlermiş. Asırlar sonra tüm bu bilgiler ve buluntular tamamen hafızalardan silinmiş. Benim de içinde bulunduğum bir araştırma ekibi 1967 de Doğu ile Batının kesiştiği bir yerde kazı çalışmaları esnasında Batı'nın Tarih Kitabesini bulduk. Yazarı veya yazarları hâlâ bilinmiyor. Yine de bence bunu zamanın ve karanlığın zihinlerimizden aşındırdığı, kitabede belirtmese de batının güçlü halkından birilerinin zamanın berisinde yazdığına eminim. Ama ne de olsa zaman anlam yüklenmiş sayılardan oluşan bir kavramdır.
Hekim Vural GÜNEY
|