NOKTALAMA İŞARETLERİ
Yazıda yanlış anlaşılmaları önlemek, doğru anlamayı sağlamak ve okumayı kolaylaştırmak amacı ile kullanılan işaretler noktalama işaretleridir. Noktalama işaretlerini doğru kullanmak çok önemlidir.
Bu konuyla ilgili size bir kıssa anlatayım:
Bir Türkçe öğretmeni bir padişahın oğluna dilbilgisi ve Türkçe dersleri veriyormuş. Hoca bir gün öğrencisine kızmış ve:
- - Oku baban gibi , eşek olma.
Demiş.
Bu sözü duyan padişahın oğlu hemen babasına şikayette bulunmuş:
- - Baba, hoca sana eşek , dedi
Padişah hemen hocayı çağırtmış:
- - Sen bana nasıl eşek dersin ?
- - Padişahım ben size eşek demedim ki.
- - Ama oğlum öyle demiyor.Oğluma: ‘oku, baban gibi eşek olma’ demişsin.
- - Ben ‘Oku, baban gibi eşek olma’ demedim. Ben: ‘Oku baban gibi, eşek olma’ dedim.
Ve böylece padişah hocayı affetmiş.
Hoca:
- - Padişahım, bir virgül bir hayat kurtarır.
Virgülün aynı cümlede kullanılması çok farklı anlamlara neden olmuştur.
En çok kullanılan noktalama işaretlerini birlikte inceleyelim.
Nokta(.):
Yargı bildiren, tamamlanmış, soru ve ünlem bildirmeyen cümlelerin sonuna konur.
Ben her geceye aşığım.
Beni yalnız sen anlarsın.
İlkokuldaki öğretmenimi hiç unutmadım.
Bazı kısaltmaların sonuna konur.
İst. Ank. Dr. Vs. vb.
Üleştirme sayı sıfatlarında;
2. sınıfta okuyorum.
252. sayfadaki soruya bakın.
Tarihlerde;
05.04.1971 yılında haşhaş çapalarında doğmuşum.
Saatlerde;
Sabah saat 08.30’da görüşelim.
Virgül(,):
Aynı görev ve aynı türden kelimelerin arasına konur
Pazardan elma, armut, salatalık, nar, domates ve patlıcan aldık.
Aklını, kalbini ,ruhunu ve bütün varlığını onun için kullanıyordu.
Hitaplarda;
Canım anneciğim,
Sevgili arkadaşlar,
Kıymetli misafirler,
Aralarında anlam ilgisi bulunan cümlelerde;
Her gün aynı yolu yürüyor, aynı kişi ile karşılaşıyordu.
Arasözlerin başında ve sonunda;
Şimdi anlatacaklarımı, ki sen tahmin ediyorsun, iyi dinle.
Anlattıklarım, inanmak zorunda değilsiniz, kesinlikle doğrudur.
Ondalık sayıların yazımında;
2,4
10,8
anlam karışıklığını önlemek için adlaşmış sıfatların kullanımında;
Küçük, çocuğu dövdü.
İhtiyar, kadını görmedi.
Hırsız , bekçiyi görmedi.
Başkalarının alıntı sözlerinin sonuna;
‘Sizi çok seviyorum, dedi.’
Özne ile yüklem arasına başka kelimeler girmişse özneyi belirtmek için ;
Sen, her zaman kalbimdesin.
Gelen, yine o bildik kişiydi.
Örnek soru:
Aşağıdaki dizelerim hangisinde parantezle gösterilen yere virgül (,) konulması gerekmez?
A) A) Her taraf tepeden ( ) tırnağa bahar...
B) B) Bir yağmur sonrası gelin ( ) seyredin.
C) C) Bulutsuz ( ) masmavi dünyalarına
D) D) Sevginin ( ) sevincin güneşi doğar.
(1999-LGS)
Çözüm:
B’de iki fiilin arasına, C’de iki sıfatın arasına, D’de iki ismin arasına virgül(,) konur. Ama A’da “tepeden tırnağa” kalıplaşmış bir sözdür. Arasına hiçbir noktalama işareti konamaz.
Üç nokta(...):
Okuyucunun tamamlanması istenen yerlerde;
Hani bir gün vardır yarını olmayan... Hani bir anı vardır mazide kalan... Hani bir el vardır dost eli olan... İnsanın içini ısıtan... Yarınlara korkusuzca baktıran... Yüreğindeki azimle sonuna kadar yürüyecek olan öğretmenimin tanımı işte bu!
Söylenmek istenmeyen sözcüklerin yerine;
Bu işi yapan ...... Bey olmalı.
Eksiltili cümlelerin sonuna;
Onu bir defacık görsem...
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan...
Başka bir yerden alınan yazıların alıntı olduğunu göstermek için ;
‘... Gecenin karanlığını bir telefon sesi yarıp onu yatağından fırlattı. Arayan, her zamanki vefalı arkadaşıydı. Bir saatten fazla konuştuktan sonra ikisi de ağlamaya başladılar nedensiz olarak...’
Ahlaka uymayan sözlerin yerine;
Noktalı virgül(

:
Anlam ilişkisi bulunan cümlelerde bağlaç yerine;
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, meydan kalır.
iki cümleyi bağlayan ama , fakat, lakın bağlaçlarından önce;
Hepsini anladım; ama ne yapacağımı bilmiyorum.
Farklı örnekleri birbirinden ayırmak için;
Elma , armut,kavun gibi sebzeleri bir sepete; domates, muz, çilek gibi ezilecek olanları başka bir sepete koy.
Virgül kullanılmış cümlelerde özneyi diğerlerinden ayırmak için;
Nihal; Mehmet, Esma, Merve, Hasan ve Yaşar arasında kardeşlerin en büyüğüdür.
İki nokta(

:
Tanımlarda ve açıklamalarda;
İsim:varlıkları ve kavramları karşılayan kelimelerdir.
Kendimizin veya birisinin sözünü aktardığımızda;
Şair: ‘Ankara’nın en güzel tarafı İstanbul’a dönüşü.’ demiş.
Örnek soru:
Hangi cümlede parantez ile gösterilen yere iki nokta (

konmalıdır?
A) A) İki şey çok önemliydi( ) Sağlık ve eğitim.
B) B) Bu gece sinemaya gidecektik( ) Ali gelmedi.
C) C) Öğretmenimiz geldi mi ( ) diye sordu.
D) D) Heyhat ( ) Bir daha görüşemeyeceğiz.
(1999-DPY)
Çözüm:
A seçeneğinde iki nokta kullanılır. Bir açıklama yapmış ve daha sonra büyük harfle başlamıştır. B seçeneğinde bir cümle bitmiş sonuna nokta konur ve diğer cümle büyük harfle başlar. C seçeneğinde virgül(,) konur. D seçeneğinde ise; ünlem bildiren bir kelime var ve sonra büyük harfle başlanmış. Bu yüzden ünlem(!) işareti konur.
Soru işareti(?):
Soru anlamı taşıyan cümle ve sözcüklerin sonuna ;
Kim, neden, niçin, nasıl yapıyor ?
Nereden geliyorsun ? nereye gidiyorsun ? Kimsin? Ne yapıyorsun ?
Adınız ?
Doğum tarihiniz ?
Bazı cümleler soru cümlesi gibi görünür.
Ne yaptığını bilmiyor.
Nerede bıraktığımı hatırlamıyorum.
Bu cümlelerde soru anlamı yoktur.
Baban geldi mi bana haber verin.
Kırmızı mı kırmızı bir araba almış.
Ünlem(!):
Ünlem bildiren kelime ve cümlelerin sonuna ;
Sevinç, korku, heyecan, coşku, nefret, acı, hayret bildiren kelime ve cümleler ünlem bildirir.
İmdat!
Helal olsun sana!
Gelsene buraya!
Defol git, başımdan !
Yaşasın!
Hey, millet!
Ey! Türk gençliği.
Eskici!
Cümle içinde bir kelimeden sonra alay veya hiciv amacı ile ünlem kullanılır.
Çok akıllı(!) biri olduğu belli.
Savaşta çok büyük başarı(!) kazanmış.
Kesme işareti(’):
Özel isimlere gelen çekim eklerinde;
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.
Erzurum’da bir güzel gezer.
Kısaltmalara gelen eklerde;
TBMM’de, PTT’de, ÖSS’de
Rakamlardan sonra gelen eklerde;
1971’de İstanbul’da askerliğini yapmış
Saat 7.30’da vapura bindi.
özellikle belirtilmek istenen kelimelerde;
‘Ben’im olacaksın ey İstanbul.
Anlam karışıklığı olma ihtimali olan kelimelerde;
‘Gece’nin aydınlık yüzünü yaşıyorum.
Senin gecenin aydınlık yüzü.
Örnek soru:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin kullanılmasına gerek yoktur?
A) A) Arkadaşım, tatilde Bodrum’a gidecekmiş.
B) B) Ali’ler , rengarenk çiçekler yetiştirmişler.
C) C) Ağabeyim, uzun zamandır TRT’de çalışıyor.
D) D) Saat, 10.30’da bize geleceklerini söyledi.
(1991-ATML)
Çözüm:
B seçeneğinde kullanılan “Aliler” sözündeki “ler” eki çekim eki olarak kullanılmadığı için ayrılmaz. Cevap B olur.
Tırnak işareti(“”):
Başka yerlerden yapılan alıntılar ve konuşmalar;
Fatih Sultan Mehmet: “ Eğer mümkün olsaydı milletim için dünyayı sırtımda taşırdım.” demiş.
Çocuk, “Yaşasın” diye bağırdı sokağın ortasında.
Örnek soru:
Hangi cümlede tırnak işareti doğru kullanılmıştır?
A) A) Babam:Çalışmak, “başarının anahtarıdır.” dedi.
B) B) Babam: “Çalışmak, başarının anahtarıdır.” dedi.
C) C) Babam: “Çalışmak” , başarının anahtarıdır, dedi.
D) D) “babam: Çalışmak başarının anahtardır.” dedi.
(1997-FL-AÖL)
Çözüm:
Bir kişiden rivayet edilen sözün tamamı tırnak içinde olmalıdır. Burada söylenen söz: “Çalışmak, başarının anahtarıdır.” Doğru cevap B olur.
Cümlede özellikle belirtilmek istenen kelimeler tırnak içine alınır.
Burası “İstanbul” anlıyor musun ?
Parantez ( ):
Cümle içinde bazı açıklamalar yapmak amacı ile kullanılır.
1982 yılında (kış aylarında) Türkiye’ye geldi.
İsteğimize (başını sallayarak) hayır cevabı verdi.
Türkçe’de bazı kelimelerin (ben,sen) sonuna ek getirildiğinde kök değişebilir.
Yabancı kelimelerin okunuşlarında;
Saint bueve (sen böv)
Notre dame de sion (notr dam dösyon)
Kısa çizgi(-):
Satır sonlarında bölünmüş kelimelerin bitmediğini göstermek için;
.........................................................gel-
diğinde .....
Arasözlerin aşında ve sonunda;
Bütün Türkiye – İstanbul dışında- ayağa kalktı.
iki tarih arasında;
1980-1985 yıllarında İstanbul’da yaşadı.
Anlamca ilgili iki kelime arasında;
İstanbul-İzmir yolu 350 km’dir.
Ek ve kökleri birbirinden ayırmak için;
Gel-miş-ti-k
Arapça ve Farsça tamlamalarda;
Galat-ı meşhur lügat-i fasihten yeğdir.
Uzun çizgi(-):
Yazı içinde karşılıklı konuşmalarda;
- - sen nerelisin ?
- - Köstenceliyim.
- - Ne zaman buraya geldin ?
- - İkinci dünya savaşı sırasında.
- - Baban nerede ?
- - Şehit oldu.