İskeleye gelince neden telaşlanır insanlar? Gelmek üzere olan bir vapur için. Oysa vapur beklemesini bilir bekler vakurla. Son yolcusunu almadan kalkmaz. Acele yanların acıtır mı seni? Telaşın ağlatır mı sonra seni? Dalgaların hep böyle hırçın mıdır? Neden martılar seni sever ki? Başka denizin martısını görsen tanır mısın gözlerinden? Özler misin kopup giden bir vapuru?
Son kar tanesiyle yapraklarını bırakan kardelen uyuyan güzel gibi kar çiçeklerinin nadidesi. Güllerin yanağına çiğ tanesi gibi bir bahar gözlerimde...
Bir bir uyandı ışıkları sabahın.Yumuşacık bir güneş dokunuverdi denize.. Martılar eskisi kadar üşümeyecekti. Vapurun sesiyle canlandı deniz... Vapur kim bilir bu baharda kimleri taşıyacaktı güvertesinde.
Tomurcuklarını açmaya başlamıştı badem çiçekleri, zerdaliler. Erguvanlar gelin tacı gibi gülümsemekteydi tepelerde. Boğazda martı çığlıkları... Cami avlularında bir güvercin şehrin kulağına eğilerek bir şeyler fısıldamakta. Güvercinler, kubbelere şadırvanlara hiç bu kadar yakışmamıştı. Bir kumrunun kanadı kadar sıcaktır bu şehir.
Anne şefkati kadar...
Aynada küçük bir kız saçlarını tarıyor elinde tarağı. Tarıyor saçlarını örgülerini açarak; denizin dalgalarını... Simsiyah saçları gözleriyle bütünleşince ne kadar derinleşiyordu. Tıpkı annesinin gözleri gibiydi.
Vapurun sesi daha bir canlandı. Şehir canlandı. Bir hayat canlandı. Uzaklardan erguvan ağaçlarının çiçeklerini görebiliyordu penceresinden baktığında. İskeleden geçen insanların gürültüsü dalgalara karışıyordu. Aynaya döndü tekrar.
"Nerdesin anne! Her bahar diriliştir ben her bahar dirilmek için sana geliyorum anne! Hani sen baharları severdin."Hani sen hep söylerdin ya, güçlü ol !"Seni çok özlüyorum anne!"
"Bir avuç bahar getirdim anne! Avuçlarını aç bak! Penceremde güller. Kokusunda senin güzelliğin. Rengin bir başkadır senin. Hala menekşemin toprağını kokluyorum senin ellerin değdi diye. Gözbebeklerinde gülen insanların neşesi... Kimse kendi çizemez kaderini, kederini, neşesini... Gittiğin yollar götürür seni kaderine.
"Unuttun mu anne?! Geçen bahar söz vermiştin birlikte dolaşacaktık İstanbul'da. Bu baharda nerdesin şimdi? Seni arıyor gözlerim. Ellerimdeki bu toprak senin kokun gibi anne! Anne nerdesin ?"
Leylasını arayan elbet bulur Mevlası'nı değil mi? Hiç düşündün mü sen kimi arıyorsun?