MEHMET AKİF, YAHYA KEMAL VE NECİP FAZIL - Talat ORDU - Serinselvi.com

MEHMET AKİF, YAHYA KEMAL VE NECİP FAZIL

 

 

                                                                                                           

MEHMET AKİF, YAHYA KEMAL VE NECİP FAZIL

 

                                                                                                                               Talat ORDU

 

Edebiyatçılar Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin birkaç “kutup şair” tarafından şekillendirildiği konusunda hemfikirdirler. Söz konusu şairler arasında Tevfik Fikret, Ahmet Haşim, Mehmet Akif ve Yahya Kemal öne çıkar.[1]

Sezai Karakoç bunların içinde başlığımızda adı geçenleri öne çıkarır ve  “Yeni Türk şiirinin kurulmasında bu çağdaş üç şairimiz temel fonu teşkil edecektir,” der. Bu hüküm cümlesinin ardından onların hangi yönlerinin “temel fon” teşkil emesi gerektiğinin izahını yapar: “Şiirin aktüel kaygusunu, sosyal görevini Âkif’ten aldığımız ilhamla; tarihe ve geleneğe dayanan yanını Yahya Kemal şiirinin örnek tutumunun dersiyle; hakikat ve varoluş, hayat ve ölüm, zaman ve ebedîlik temalarını gıda edinmiş ruhun yeryüzüne çektiği çizgiyi Necip Fazıl’ın şiirinden izleyerek yenileyebiliriz edebiyat yapımızda…”

Günümüz şairlerinden Ebubekir Eroğlu da adı geçen üç şairi[2] -Ahmet Haşim’i de zikrederek- şu yönleri ile anlatır:

Mehmet Akif, “toplumsal çalkantıları sahiplenirken ortaklaşa duyguyu biçimlendirmeye yönelmiş”, Yahya Kemal, “ortaklaşa duygunun tarihi zeminindeki derinliğe uzan”mıştır. Ahmet Haşim “nesnelerin bayağılıktan arınmış görünümü ile saf şiiri aynı tabloda yakalamak” istemiş,  “saf mayayı arama isteği, Necip Fazıl’da arzuya yapışıp peşinden gitmeye dönüşmüş ve bozulmuşlukların şiddetle reddini içermiştir.”[3]

Sık kullanılan bir tabirle “toplumda karşılığını bulmuş” olarak niteleyebileceğimiz bu üç şair, kanaatimce, duyarlı yürekleri ile halkımızın ortak hissiyatını dile getiren şahsiyetlerdendir. Halk, Yahya Kemal’in şiirinde ihtişamlı devirlere duyulan özlemi, Akif’inkinde maddi-manevi kayıplardan dolayı hissedilen hüsranı ve Necip Fazıl’ınkinde metafizik ürperti ile yeniden ayağa kalkış motivasyonunu bulmuş gibidir. şimdi bu üç şairimizin edebiyatçılar arasında hangi özellikleri ile öne çıkarıldığına bakalım.

Mehmet Akif Ersoy

Nazmı nesre yaklaştıran şair” olarak kabul edilen [4] Mehmet Akif, Necip Fazıl’a göre “nazmı tereyağından kıl çeker gibi meramına uyduran, … dilini en evvel sadeliğe ve hayata ulaştıran…”[5] bir yeteneğe sahiptir. Sezai Karakoç’a göre o “Türk toplumunun ölüm kalım savaşının şairi olmuştur. Bir cephe şairi(dir)... Cephedeki bir adamın dikkati gibidir dikkat Akif’te. (…) Akif, batmakta olan toplumu kurtarmanın çığlığıdır, sesidir ve öfkesidir, yalvarışı ve direnmesidir. Yani toplumun şimdiki zamanına, aktüel görünüş ve içyüzüne dönüktür. (…) Realizmde ondan daha ileri şairimiz yoktur. (…) Yine ona göre Tanzimat’ta en sonra insanın derinliğinden coşku ve ilhamlarla beslenmeyen, köklü bir kültürden mahrum sığ bir akım meydana gelmiş, Mehmet Akif bu akımdan kendini kurtaranlardan olmuştur. Batılılaşma bataklığından ilk kurtarma devrimini yapmak ise Yahya Kemal’e nasip olmuştur.[6]

 

Yahya Kemal Beyatlı

Tanpınar’ın “asıl şahsiyetini yapan dil ve aruz mükemmeliyeti”[7] cümlesiyle tarif ettiği Yahya Kemal’i Mehmet Kaplan, “hakiki Türkçeyi ilk defa idrak eden”, “şiirin bir duygu işi olduğunu kavramış ve bunu eserlerinde göstermiş olan insan,” olarak anlatır. Kaplan’a göre onun,  “kuğunun son şarkısı kadar hüzünlü ve güzel olan şiirler(in)de mazimizin en değerli tarafları sanatın ihtişamı içinde parlar.”[8]

Edebiyat yorumcularına göre Yahya Kemal, Divan şiirinin nasıl yorumlanacağını öğretmiş, Türkçe’ye tabiiliği ve akıcılığı kazandırmış, şiiri itinayla yazma gerektiğini, dile kesafet kazandırmanın sabır işi olduğunu öğretmiştir.

Necip Fazıl, Yahya Kemal’in şiirinin  “plastik sınırda kalan” bir yapıda olduğunu söyler. Bununla birlikte olumlu yönlerini de nazara verir. Ona göre Yahya Kemal “…tarih şartları ortasında garpla şarkı zevken anlamış, (…) hakiki şiire gerek şekil gerekse estetik muhteva planında ulaşmış, muasır edebiyatımızda ilk defa bir şiir dili kurmuş, ilk defa şiire bütün telakkisini getirmiş, ilk defa şiiri şiir olarak terkibe girişmiş, mukallit muasırları içinde orijinal kalmış, mensup olduğu milletin asırlar çerçevesindeki yekpareliğini şiirine muvaffakiyetle sindirmiş hakiki bir sanatkârdır. [9]

Sezai Karakoç da Yahya Kemal’in tarih şuurunun derinliğini nazara verir:“Yahya Kemal, Akif’in kurtarmak için şiiriyle uğruna savaştığı, imparatorluğu, medeniyetimizi tarih çerçevesinde tespit etmeye, onun büyüklüğünü anıtlaştırmaya, bilanço yapılırken en üstün bir değerlendirmeyle onu gözler önüne sermeye çalışır. (…) Mehmet Akif’in aktüel açıdan baktığı topluma o tarih açısından bakmış ve milletimizin tarih içindeki büyüklüğünü doğuran terkip ruhuna erişmiştir. Bu klasik altın çağımızı taptaze bir fırçayla günümüze taşımasındaki başarısı, gelecek Türk şöyle şiirinin vazgeçilmez temel taşlarından bir yapmıştır Yahya Kemal’in şiirini. [10]

Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl’a gelince; Mehmet Kaplan’a göre o, bir  “kafiye virtüözü”dür, “mısraları derli toplu ve kesiftir.” [11] Hakkında birçok araştırma yazısı kaleme alan Orhan Okay onun bir ses ve kafiye ustası olduğunu söyler. Necip Fazıl, Ahmet Haşim’e “çocuk bu sesi nereden buldun sen?” sorusunu sorduran yetkinlikte bir sesin sahibidir.[12] “Onun şiirinde kendi zamanı ve önceki şiir atmosferinden farklı olarak “dışa çevrilmiş olan gözler insanın iç varlığına çekiliyor, yeni ve orijinal tesiri bırakan psikolojik bir derinlik kendisini fark ettir(ir). Onun diğerlerinden ayıran diğer karakteristik özelliği ise “daha mistik ve metafizik temayüller, yalnızlık, vehimler, sayıklamalarla görülen trajik bir karakter” taşıyor olmasıdır. [13]

Diriliş şairine göre Necip Fazıl’ın şiiri ve düşüncesi, çıkışında doğrudan doğruya insanın, hakikati arama, güzelin, iyi ve doğrunun en taze özlerini ve perspektiflerini ben’in en mahrem varoluş kaygısıyla karşılaştırma atılımından doğmuştur.[14] Onun şiiri esas olarak “gerçeği arama ve ona vararak üstün ruh enginliğine, ebedilik tadına varma” özelliğini taşır.[15]

 

 

 



[1] Bkz: İsmail Çetişli, Cahit Külebi, s.1, Mustafa Şerif Onaran, “Cumhuriyet Dönemini Etkileyen Aruzun Dört Ustası”, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (Sempozyum)içinde,  Edebiyatçılar Derneği Yayınları, Ankara 1998, s.81-83

[2] M. Şerif Onaran’a göre Mehmet Akif İslam ahlakının ayrıntılarını şiire taşımış, Necip Fazıl öte dünyaların gerçeğini şiirleştirmiş, Yahya Kemal Türkçe’ye tabiilik ve akıcılık kazandırmış, divan şiirinin nasıl yorumlanacağını, şiiri itinayla yazmanın gereğini ve dile kesafet kazandırmanın sabır işi olduğunu öğretmiştir. “Cumhuriyet Dönemini Etkileyen Aruzun Dört Ustası”, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (Sempozyum)içinde,  Edebiyatçılar Derneği Yayınları, Ankara 1998, s.81-83.

[3] Ebubekir Eroğlu, “Söyleşi: Hâşim, Ayışığı Netliğinde”, Kitaplık, sayı: 95, Haziran 2006

[4] Cevdet Kudret, Örneklerle Edebiyat Bilgileri, c.1, İnkılâp Yayınları, İst.2003 s.41

[5] Kısakürek, Edebiyat Mahkemeleri, s.60-62, Büyük Doğu yay. 1997’den Okay, s.196

[6] Karakoç, Age. Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları II, Diriliş Yayınları, İstanbul 1997, s.56,57

[7] Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal, Dergâh Yay, İst. 1982(2.Baskı), s. 173-177

[8] Kaplan, Age. c.1, 220,223,226

[9] Kısakürek, Edebiyat Mahkemeleri, Büyük Doğu yay. 1997’den Okay, s.196

[10] Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları II, Diriliş Yayınları, s.52, İstanbul 1997

[11] Kaplan Age. c.2, 72,73, İst. 2003

[12] Orhan Okay, Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yayınları, İstanbul 2003, s.32

[13] Okay, Age. s. 34

[14] Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları II, Diriliş Yayınları, İstanbul 1997, 52,53

[15] Karakoç, Age. S.82

Alıntı linki:http://www.serinselvi.com/yazi/mehmet-akif-yahya-kemal-ve-necip-fazil.html

Yazar: Talat ORDU
Yorumlar

Henüz bu yazıya yorum yapılmamış!

Yorum Yapın

İsim (gerekli)

E-posta (gizli kalacak ve gerekli)

Website (varsa)

Forum İstatistikleri
Toplam Üye Sayısı: 317
Toplam Mesaj Sayısı: 4972
Toplam Konu Sayısı: 1349
Toplam Kategori: 19
Toplam bölüm : 61
Anket
Ankete oy kullanabilmek için foruma üye girişi yapmış olmalısınız.
Serinselvi'nin yeni tasarım ve sistemini nasıl buldunuz?
Mükemmel - 15 (28%)
Hoş - 20 (37%)
Fena değil - 8 (15%)
Isınamadım - 5 (9%)
Kötü - 5 (9%)
Toplam oy: 48