OKUMA NOTLARI-İSMET ÖZEL'İN ŞİİRİ - Yahya Cemil Karakoç - Serinselvi.com

OKUMA NOTLARI-İSMET ÖZEL'İN ŞİİRİ

OKUMA NOTLARI

                                                                                                       Yahya Cemil KARAKOÇ

 

İSMET ÖZEL’İN ŞİİRİ

 

Celal Fedai, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünce (1998) kabul edilen “İsmet Özel’in Hayatı, Edebî Kişiliği ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme” bir yüksek lisans tezi hazırlamış. Tezi hazırladığı yıla kadar Özel’in yazdığı bütün şiirleri muhteva, yapı ve üslup özellikleri açısından incelemiş.

 

MUHTEVA:

Fedai’ye göre Özel’in 1962-64 yıllarında yazdığı ilk şiirlerinde “dünyada var olmuş bulunmaktan duyduğu sorunun yansımaları” vardır. Şairin varoluş sıkıntılarını, cinsel bunalımlarını çocukluğuna çekilerek dindirmesini ifade eden bu şiirlerde; ölüm, cinsel sıkıntı ve bedeni horlayış, sertlik ve yıkıcılık gibi dikkat çekici özellikler görülmektedir. Bu şiirlerinde akıp giden hayatla uyuşmayan, uyuşmaya da yanaşmayan bir “marjinal” görüntüsü çizen Özel, (in) Geceleyin Bir Koşu adıyla toplanan bu dönem şiirlerini, Özel’in şiirinin “prototip”i olarak değerlendirmek mümkün” dür.

“1965’ten başlayarak bu dünya görüşünün (sosyalizm) etkisiyle, bireysel bir duyarlıktan toplumsal bir duyarlığa geçtiği görülmektedir.” “varoluşundan sorunlu bir ergen şairden, yaşadığından sorumlu bir entelektüel şaire geçiş” vardır.

Muhteva konusunda Fedai’nin tespitleri şöyle:

“Evet, İsyan” adıyla kitaplaşan bu dönem şiirlerinde, ilk evredeki cinsel sıkıntının, yaşamın akışına karışamayışın izleri kaybolmuş; onun yerine, hayata sevgili nazarıyla bakarak onu ciddiye almak ve sorumlu bir kişilik olarak vazifelerini yapma duygusu gelmiştir. Sosyalist oluşun etkisiyle halka karşı büyük bir ilgi gösteren, onların yaşantılarını şiire sokan Özel’in, bu türden yaklaşımlarında romantik öğeler bulunduğu kanaatindeyiz. Halka ait unsurları büyük bir maharetle kullanan Özel’in, sevgiliye ve arkadaşlığa yöneliminde de, kendi “ben”ini geriye çekemeyişin yarattığı çelişkinin bulunduğu da bir gerçektir.

1970-1974 yıllarını kapsayan dört yıllık zaman dilimi içinde yoğun bir sorgulamaya giren Özel’in, bu sorgulamasını, 12 Mart 1971 muhtırasından sonra ülkede oluşan ortamın hızlandırdığı söylenebilir. Özel’in, “Mazot” şiirinden “Amentü”ye kadar uzanan dokuz şiirini, bu sorgulamanın şiir halinde yansımaları olarak değerlendirilebilir. Bu şiirler, toplumsal ortamın kokuşmuş, boğucu havasını, anarşistçe yaklaşan şairin, gür ve güçlü sesinin yanında kendi varoluşundan kaygılanışının içerdiği bir hüznü ve acıyı da kapsamaktadır. “Cinayetler Kitabı” adıyla kitaplaşan sorgulama dönemi şiirlerini, şairin kişisel serüveninin yansımaları olarak değerlendirilebileceği gibi, 1970 yılların ilk yarısının panoraması olarak da değerlendirmek mümkündür.   

1974-1994 yılları arasını kapsayan süreçte yazdığı on yedi şiiri, Müslüman dünya görüşüne bağlanmanın yarattığı şiirsel açılımlarla dikkat çekmektedir. Özel’in bu dönem şiirlerinde, bir başka dikkat çeken nokta modern hayata yönelik nesirlerinde yoğunlaşan eleştirel yaklaşımlarının şiirlere de yansımış olmasıdır. Şairin, modern hayatın yaşam alanı olan şehirlere yönelik hıncını, bu bağlamda değerlendirebiliriz. Bu şiirlerde, ölümün yeniden bir tema olarak yaygınlık kazanmasının, bu temanın şairin benliğini saran bir takıntı, yaratmanın bir unsuru olarak ele alınmaya yetecek özellikler taşıdığı görülmektedir.

 

YAPI:

Fedaiye göre Özel’in ilk şiirleri, şiirimizin geleneksel sesine ve İkinci Yeni’nin imgeye yönelik ilgisine yaslanan; 1965 sonrasında “yine imgeye yaslanan, gür ve güçlü anlatımını muhafaza eden; 1974-94 arasında ise imgenin geri plâna düşüşünün yarattığı şiirsel bir kayıptan söz etmek mümkün olduğu bir yapıdadır. Bu dönemdeki şiirlerinde “tamamen zekâ ürünü bir kurgusallığın yanında, şairin, entelektüel tarafını da öne çıkaran özellikler taşıyan bu şiirlerin bir çeşit işçilik ürünü olduğu da gözden kaçmamaktadır. Son derece lirik olmasıyla belirginlik kazanan Özel’in diğer şiirlerinin aksine bu şiirlerin, lirizmi sağlamayı zorlaştıracak derecede uzun olduğu da görülmektedir.”

“Of Not Being A jew”, Fedai’ye göre Özel’in en yetkin şiirlerinden birisidir, “şairin şiir adına kullanılabilecek ne varsa kullanmasından doğan bir öneme de sahiptir. Lirizmin kaybolması sıkıntısını aştığı bir şiirdir.

            İsmet Özel ilk şiirlerinden itibaren sese önem vermiştir. Serbest vezni özenle ve bir disiplin dâhilinde kullanan şair, kelime ve ses tekrarlarına dayanan bir armoni kurmayı hedeflemiştir.

Tezin yazıldığı tarih itibariyle (1988) 61 şiir yazmış olan İsmet Özel, 4146 tekrarsız, 12920 tekrarlı kelime kullanmıştır. En çok kullandığı kelimeler arasında “ben”, “ölüm”,” hayat”, “yaşamak”, “çocuk” gibilerin öne çıkar. Bütün şiirlerinde 5537 isim, 2085 sıfat ve 1647 fiil kullanan Özel’in şiirlerinde isimler en dikkat çeken grubu oluşturur. Fedai, Özel’in “kavramları, durumları v.s. niteleyen değil, onlara ad koyan bir şair” olduğunu belirtiyor. Ayrıca “ağızlarda yaşayan kelimeleri. (kalgıtmak, irkitmek, esenlemek, bıngıldamak çaşıt, hacana, çevgen, pıtrak)  şiir dilinde kullanmada da oldukça başarılı” olduğu tespitini yapıyor. Fedai’ye göre Özel’in üslûbunda, sıfatlardan sayıca az olmalarına rağmen, fiillerin de önemli bir yeri vardır. Şiirlere sinen hareketin merkezi olan fiiller, isim ve sıfat yapılarak da sık kullanılmakta ve böylelikle söz konusu hareket alanı genişlemektedir.

Ayrıca, kendi kişisel dünyasında yarattığı imgelerin, Özel’in şiirlerinde önemli bir yeri vardır. Soyut ve somut unsurları birbiriyle irtibatlandırarak, çocukluk anılarından ve psikolojik yapısından özgün ve çarpıcı imgeler yaratan Özel, 1974 sonrası şiirlerinde zaman zaman imgeyi geri plâna atmaktadır. Bu şiirlerdeki ironik bakış, şiirlerin imgeyle değil, “intellect” ile yazıldığı izlenimini vermektedir.

Fedai’nin bir başka tespiti, Özel’in şiirini orijinal kılma adına “şiiri bir bütün olarak ortaya koyabilmek için itina ile çalışmasıdır. Ona göre, özellikle 1974 ve sonrası şiirlerinde “kurgu”ya önem veren şair, “Geceleyin Bir Koşu”daki kısa şiirlerindeki âhengi ve lirizmi, uzun soluklu şiirlerine böylelikle ulaştırabilmektedir.

Tezde İsmet Özel’in “ben” kelimesini ne kadar sıklıkla kullandığının tespit edildiği bölüm dikkat çekici olanlar arasında:

Şairin 500 defa belgisiz sıfat halinde, 2 defa da sayı sıfatı halinde kullandığı bir kelimesi dışarıda tutulduğunda, en çok kullanılan kelimenin ben şahıs zamiri olduğu görülmektedir. Bütün şiir serüveni boyunca (ilk mısrasından bugüne kadar yazdığı şiirlerin son mısraına kadar) kendi ile ilgili olan'ı beğenilir bulan, konu edinen ve çoğu zaman da yücelten İsmet Özel, bu yöneliminin doğal sonucu olarak "ben" zamirini son derece yoğun bir şekilde kullanmıştır. … "Ben" zamirini yalın halde 78 defa, (ek almış halleriyle) "beni" şeklinde 54 defa, "benim" şeklinde 48 defa, "bana" şeklinde 41 defa, "bende" şeklinde 11 defa, benden şeklinde 5 defa ve diğer zaman ve çekimleriyle de 4 defa toplam üzere, 196 kez kullanan şair; bu yönüyle “ben” zamirini Rübab-ı Şikeste’sinde 195 defa kullanan Tevfik Fikret'e ve Çile’sinde aynı zamiri 141, defa kullanan  Necip Fazıl’a benzemektedir.

 

ÜSLUP:

Fedai’nin tezinde İsmet Özel şiirinde tespit ettiği başlıca üslup özellikleri de şunlar olmuş:

 

 

"Gecen Halk Geleneğinden Faydalanma

“Yüce dağ başında üç ağaç payam
Aldılar atım ben kaldım yayan
Ölümden korkup da sonunu sayan
Ölür gider yar koynuna giremez.”

Konson Kullanımı:



in dürüstlüğünden herkes kuşkulanır

korkulur o kuş yüklü iniltilerden

ve mor ağzını gecenin kumuna batıran ben

çağdaş serüvenler adına

bütün fotoğraflarını yakan

yakan ve bekleyen.”

                            (Bir Ağrı Yakıldıkça Sevilmeli, s.118)

Kısa Cümle Vurgusu:

Ben savaşarak senin

bulanık saçlarından tutup

kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya

dünya

kirletilmez bir inatla dönüyor

altımıza yıldızlar seriliyor

yüzüm suya davranıyor koşaraktan.

ve inzâl.

                                   ( Sevgilim Hayat, s. 91-92)

 

 

Tamlayanla tamlananın yer değiştirdiği isim tamlamaları kullanımı:                                                    

“Var  mıdır nalçaları sevincin”

                        ( İnce Sızı, s.89)                                           

“Sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin”

                    (Yıkılma Sakın, s.76)                    

“Ke San’da, Kandehar’da ümüğüne basılır mı vahşetin”

                       (Sevgilim Hayat, s.92

“Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin”

                   (Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak, s.67)

“Bir kıyısına ilişmiyor dünyanın”

            (Yaşamak Umurumdadır, s.93 )

“Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın”

                        ( Evet, İsyan, s.96 )

“Ve kana karışan kaynar vakti gecenin”

                   ( Çağdaş Bir Ürperti, s.111 )                                                   

Kabuklu yüreklerinden bazı adamların”

                        ( Çağdaş Bir Ürperti, s.112 )

“Canevinde tortop umudu aydınlığın”

                        ( Çağdaş Bir Ürperti, s.112 )

“Sabah ki aklını çeler bir kuzgunun”

                        (Sabah Ayartması, s.113 )

“Ey mutlu serin penceresi doğanın”

                 (Bakmaklar, s.122)

“Korkmayın ölüm bir başka ağzıdır yarasaların”

                        (Acının Omuzlanışı, s.127)

 

Bileşik Cümle Kullanımı

“Bendim benim gölgelerimdi

yaklaşan dağlara ayaklarını satan

ve bakır kazanlardan taşarken roman

yorgun bir karanlığa ileten kendini

o acı çığlıkları güzle ağartan”

                     ( O Bağımsız Dağların, s.134 )    

 

 

Alıntı linki:http://www.serinselvi.com/yazi/okuma-notlari-ismet-ozelin-siiri.html

Yazar: Yahya Cemil Karakoç
Yorumlar

Henüz bu yazıya yorum yapılmamış!

Yorum Yapın

İsim (gerekli)

E-posta (gizli kalacak ve gerekli)

Website (varsa)

Forum İstatistikleri
Toplam Üye Sayısı: 313
Toplam Mesaj Sayısı: 4947
Toplam Konu Sayısı: 1338
Toplam Kategori: 19
Toplam bölüm : 61
Anket
Ankete oy kullanabilmek için foruma üye girişi yapmış olmalısınız.
Serinselvi'nin yeni tasarım ve sistemini nasıl buldunuz?
Mükemmel - 14 (27%)
Hoş - 19 (37%)
Fena değil - 8 (15%)
Isınamadım - 5 (9%)
Kötü - 5 (9%)
Toplam oy: 46