ÜZGÜNÜM JAMES, OLMAMIŞ - Turan LEVENTOĞLU - Serinselvi.com

ÜZGÜNÜM JAMES, OLMAMIŞ

                               Turan LEVENTOĞLU

 

 

Titanic, Terminatör, Yaratıklar (Aliens) gibi büyük başarılara imza atmış ünlü yönetmen James Cameron son filmi “Avatar” ile bir kez daha sinemaseverlerin karşısına çıktı. Gösterime girdiği günden bu yana konuşulan film hâsılat rekorunu çoktan kırdı. Filmin yapımının 14 yıl sürdüğü ve yaklaşık olarak 500 milyon dolara mal olduğu iddia ediliyor. Üç boyutlu olması ve görsel efektleri nedeniyle sinema endüstrisinde sesli ve renkli filmlerin yaptığından daha büyük bir devrim yapacağı günlerce konuşuldu.

Film hayal gücünün ötesinde muhteşem bir dünya olan Pandora gezegeninde geçiyor. Askeri bir şirket Na’vi halkının doğa ile içi içe barış içinde yaşadığı bu gezegende yer altı kaynaklarını incelemek için bir program geliştirmiştir. Misyonerler Na’vilere benzeyen avatarlarla eşleştirilerek Pandora’ya gönderilir. Amaç Pandora’daki enerji kaynaklarını ele geçirmektir. Bunun için de Na’vi halkının yok olması gerekmektedir. Tekerlekli sandalyeye mahkûm felçli bir savaş gazisi olan Jake Sully Pandora’ya gönderilir ve olaylar gelişir.

İlk olarak filmi olabilecek en iyi yerden izlediğimi söyleyebilirim. Salonun orta yerinden 3D teknolojisiyle. Üç boyutlu görüntüyle de bu sayede tanışmış oldum. Filmin en iddialı yönü çekim tekniği ve kullanılan efektler olduğu için söyleme gereği duyuyorum.

Filmi izlemeden önce film hakkında yapılan yorumlara bakma âdetimi zannediyorum terk etmem gerekiyor. Filmi yere göğe sığdıramayan yorumları okuyunca objektif bir şekilde değerlendiremiyor insan. Avatar’ın sinemada bir devrim olduğunu, çığır açtığını iddia eden yorumlar, mükemmel ötesi, galakside benzeri yok türünden ifadeler ister istemez insanı büyük beklentilere sokuyor.  Baştan söylemek gerekirse vasat bir film deyip geçmek haksızlık olur. Avatar iyi bir film bana göre ancak sinemada bir devrim olduğunu da düşünmüyorum doğrusu.

Teknik açıdan hiçbir itirazım yok filme. Setler, dekorasyon, mekân seçimi oldukça başarılı. Filmin akışı, sahne ile müzik arasındaki uyum, diyaloglar çok güzel. Bu açıdan ele alındığında kusursuz bir kombinasyon olduğu söylenebilir. Ancak kurgu-senaryo konusunda aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Filmin hayal kırıklığı yarattığı yer burası.

Avatar’ın sinemada bir çığır açtığını, görselliği ve 3D performansı nedeniyle devrim niteliğinde olduğunu iddia edenlere şunu söylemek isterim; İlk olarak sinema bilgisayar ortamındaki bazı atraksiyonlarla, görsel efektlerle yapılmaz. Öyle olsaydı oscarı yönetmene değil teknoloji üstatlarına verirlerdi. Eğer sinema teknik, görsellik ve efektlerden ibaretse evet Avatar’ın galakside benzeri yok. Teknik anlamda bir çığır açtığını söylemek de yanlış olmaz. Ancak sinema kurgu-senaryo bir kenara itilerek değerlendirilemez.  

Sinemayı şöyle-böyle takip eden biri Avatar’ın orijinal denebilecek bir özelliğe sahip olmadığını rahatlıkla anlayabilir bana göre. Bir esinlenmenin çok ötesinde kolaj niteliğinde bir film Avatar. Öyle ki izlerken her sahnesi ayrı bir filmi ayrı bir enstantaneyi çağrıştırıyor. Filmin hangi sonla biteceğini en az bir saat öncesinden kestirebiliyorsunuz.

Filmin taşıdığı sosyal içerikli mesajlar, kapitalist düzene ne tür göndermelerde bulunduğu, hangi felsefenin ürünü olduğu gibi konular üzerinde durmuyorum. Doğrusu çevreci, anti-militarist ve anti-emperyalist mesajlar kötü mesajlar değil. Ancak Avatar bu mesajları ilk defa gündeme getirmiş bir film değil.  Cameron da bir anda ilhama mazhar olmuş, verdiği mesajlarla bu güne kadar hiç konuşulmamış konuları gündeme getirmiş bir yönetmen değil. Benzer mesajları hem de çok daha çarpıcı bir biçimde vermiş bir yığın film var.

Sinema mesaj kaygısı taşımalı mıdır ayrı bir mevzu ancak Avatar, bugün için Afganistan’da Irak’ta taş üstünde taş koymayan Amerikalı robocopların bir tarafına çuvaldızı batırabilseydi, modernleşirken mekanikleşen dünyada “vira militarizm” deyip yürüyen bir topluma dikkat çekebilseydi evet, bir mesaj vermiş olacaktı. 

Filmin en çok ön plana çıkarılan özelliği üç boyutlu olmasıydı. Filmin çekiminde değil ancak film öncesi reklamlarda elde edilen üç boyutlu görüntünün hakkını vermek lazım, filmin başlamasından önce sahnelenen kredi kartı reklamında kart döne döne burnumun dibine gelince geriye doğru bir hamle yapmadım değil.

            Üç boyutlu görüntü olarak en çok hoşuma giden sahne ise; tanıtım reklamında üzerime atlayacağından korktuğum köpek sahnesiydi. Bu sahneyi izleyince bir hayli umutlanmıştım. Devamında sürekli birilerinin üzerime yürümesini, ağaçların üzerime devrilmesini beklemiştim. Hatta olur da silahlı bir saldırıya maruz kalırsam kurşunlara hedef olacağım sahnede çığlıklarıma nasıl engel olacağımın hesabını yapmaya başlamıştım. Ancak film başladıktan sonra böyle bir sahne yaşamadım ne yazık ki. 3D açısından tam bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Ben mi bakmayı bilmiyorum, anlayamadım. Bu arada filmdeki görselliğin 3D’den ibaret olmadığını söylemek istiyorum. Bilgisayar oyunları için oldukça kullanışlı olabildiği halde sinemada hükümranlığının uzun süre devam edeceğini sanmıyorum.

Filmi izlediğime pişman olmadım, tavsiye de ederim ancak senaryo açısından baştan sona klişeler geçidi olduğunu ve kesinlikle sinemada bir devrim ya da efsane olmadığını belirterek.

Bildik bir senaryo, zorlamalı bir mutlu son, gereksiz replikler, buna karşılık görsel yönü ağır basan, hayal gücünü harekete geçiren sahnelerle Avatar, bana göre senenin iyi filmlerinden ancak sinemada bir devrim olma niteliğinden oldukça uzak.

 

Alıntı linki:http://www.serinselvi.com/yazi/uzgunum-james-olmamis.html

Yazar: Turan LEVENTOĞLU
Yorumlar

yusuf diyor ki;

Bende filmi izledim ancak sinemada değil. 14 yıl süren film bu mu dedim kendi kendime. Yapımı bu kadar uzun süren film neden bana bir şey anlatamadı diye düşündüm durdum. Bir farklılık göremedim açıkçası. Sıradan bir film Avatar, o kadar. Mübalağaya gerek yok. 

Ali Kacabaş diyor ki;

Avatarı nihayet ben de izledim. Beğendim, fena film değil. Yazılanlar Avatar'ın değil, onu göklere çıkaran bir bakìş açısnın eleştirisi. Şu kısmına katılmıyorum. Sinemada senaryo önemli ancak görsellik de bir o kadar.

Durmuş Tanman diyor ki;

Bence herkes filme ön yargılı yaklaşıyor. Sinemada devrim değil belki ama ben çok beğendim. Bence güzel bir film. Farklı bir dünyayı yakından tanıma şansınız oluyor. Teşekkürler.

Ülkü Karanfil diyor ki;

"Sinema mesaj kaygısı taşımalı mıdır ayrı bir mevzu ancak Avatar, bugün için Afganistan’da Irak’ta taş üstünde taş koymayan Amerikalı robocopların bir tarafına çuvaldızı batırabilseydi, modernleşirken mekanikleşen dünyada “vira militarizm” deyip yürüyen bir topluma dikkat çekebilseydi evet, bir mesaj vermiş olacaktı."

Bu kısmına katılmamak mümkün değil. Bence sinema mesaj kaygısı taşımamalıdır ancak bir mesaj verilmek isteniyorsa bu insanlık adına faydalı bir mesaj olmalıdır. Ben filmin bazı mesajları verdiğine inanıyorum.



Yorum Yapın

İsim (gerekli)

E-posta (gizli kalacak ve gerekli)

Website (varsa)

Forum İstatistikleri
Toplam Üye Sayısı: 313
Toplam Mesaj Sayısı: 4947
Toplam Konu Sayısı: 1338
Toplam Kategori: 19
Toplam bölüm : 61
Anket
Ankete oy kullanabilmek için foruma üye girişi yapmış olmalısınız.
Serinselvi'nin yeni tasarım ve sistemini nasıl buldunuz?
Mükemmel - 14 (27%)
Hoş - 19 (37%)
Fena değil - 8 (15%)
Isınamadım - 5 (9%)
Kötü - 5 (9%)
Toplam oy: 46