İffet ORAL
İşte yine geldiler.
Göklerden fevc fevc iniyorlar. Yakından, uzaktan bulut kümeleri misali geliyorlar. Yine renkliler, yine ahenk yumağı. Hangisi grup başkanı, hangisi öğrenci karıştırıyoruz.
Öğretirken, öğrenirken; konuşurken ve anlaşırken ötekileşmişler. Siyahilikleri, çekik, nerdeyse, yumuk gözleri olmasa gözümüze, tek bir suret görünecekler.
Yedi yıl önce, on yediyken şimdi yüz on beş ülke olmuşlar. Ülke ülke büyümek, dil dil gönülleri sarıvermek…
Yıl 2009 olsa, akılları ne kadar zorlasa da gönüllere sığıveriyorlar.
Ilık bir bahar sabahı, deniz, köpüklerle bezeli dalgaları, uzak sahillere salmak için gerilere çeker, çeker…Sonunda ferahlıkla, coşkuyla salıverir ya işte öyle seyrediyoruz; Litvan Luda’yı, Kamboç Lori’ni, Tacik Kurban’ı. İçimizi çekiyoruz, ama gözden akana da engel olunmuyor.
Zihinlere gem vurulmuyor. Alıp başını gidiyor bulanık yıllara. Sesleri, yüzleri getiriyor bu günkü tazeliğinde.
Okulda olay patlamış. Kapıdaki beş cemse komanda engel olamamış. Havaya açılan ateşten, yaralananlarımız var. Yaka bağır yırtık. Farkında bile değiliz. Çoğumuzun ayağında tek ayakkabı, ayakkabının eşi kaçarken fırlamış. Kızlarda, saç baş birbirine girmiş. Eşarplar ya parçalanmış ya boyunda asılı kalmış. Bunlarda, kıstırılıp olaydan payına düşeni alanlar. Ön sırada durup bize set olan son sınıfların hali perperişan. Yamtar’ın kafası, yediği sandalye bacağından yarılmış. Kan, akmaktan çoktan vazgeçmiş. Uzun, kıvırcık saçları kördüğüm olmuş. Kürşat’ın annesinin otobüse verip memleketten gönderdiği, abisinin paltosunun kolu boydan boya yırtık, bakalım ne diyecek anasına?
Aslında sabahki kışkırtıcı sessizlikten işkillenmedik değil. Fakat okul, arkadaşımızın vurulmasından dolayı bir aydır kapalıydı. Bunun rahatlığı, jandarmanın güvenliğiyle İstiklal Marşını okumak üzere bahçeye toplandık. Aylardır okuyamadığımız için olanca hevesle, parkaların fermuarları çekilmiş, incecik sivri bıyıklar son kez sıvazlanmıştı ki…Marş komutunu verecek arkadaş derin bir “ah” la Atatürk büstünün önüne yığıldı.
Hemen peşinden, aşinası olduğumuz sloganlar, ağız dolusu boşaldı üzerimize.
Onlar, en içten duygularla, faşizme geçit vermeyeceklerini haykırıyor. Biz de onlara çözüm olarak Moskova’yı adres gösteriyorduk!
Okulda gizlenmiş grubu, ancak okula sığınmaya çalıştığımızda fark ettik. Fakat çok geçti. Giriş kapısının koca camının önce esneyip sonra patlamasını, senede birkaç kere hala tekrar tekrar yaşarım rüyalarımda.
Şangırtılar, küfürler, sloganlar, kızların çığlıkları, Allahüekber ve jandarmanın havaya açtığı ateş sesleri…
Sonunda jandarma iki gruptan da ön sıralardakini bir belediye otobüsüne doldurdu, istikamet jandarma karakoluydu.
Bu yazıyı yazdıran görüntü işte burada asılı duruyor.
Otobüsün öteki ucundan yağan sloganları bastırmak için gırtlaklarımızı yırtarcasına:
Altaylardan aşacağız
Türklüğe şan katacağız
Türkün şanlı bayrağını
Moskova’ya asacağız
Nasıl samimi, nasıl yürektendi haykırışlarımız! Aldığımız darbeler, patlamış kaşlar, dudaklar zerre kadar önemsenmez; kesiklerimiz, çürüklerimiz haykırışlarla iyileşirdi.
Marşın, içimizi saran sıcaklığı geçmeden içime bir kurt, sessizce düşer ve kımıl kımıl ilerlerdi.
“Altaylar neresi, Türkiye neresi, nasıl gidilir Altaylara, otobüsle mi, trenle mi? Acaba orada insanlar yaşıyor mu yaşıyorsa benim, kendileri için parçalandığımı biliyor mu?
Moskova’ya bayrak asmak nasıl olacaktı, kendi okulumuzda İstiklal Marşını okumak için bile bunca engel varken… 1975’in Rusya’sı; astığım astık kestiğim kestik bir devir…”
Biliyordum, kurtlar hepimizde kımıl kımıldı.
Yıllar sonra birileri, içimizdeki kurtların ağzının payını verdi.
Altaylardan aştılar. Türklüğe şan kattılar. Türk’ün şanlı bayrağını sadece Moskova’ya değil; Moğolistan’a, Kamboçya’ya, Tacikistan’a, Afganistan’a, Tanzanya’ya, Gana’ya adını telaffuzda bile zorlandığımız ülkelere diktiler. Ne iyi ettiler.
Bize, şu fani ömrümüzün otuz yılında bir hayalin gerçeğe dönüşünü an be an seyrettiren gurbet kuşlarına, çilekeş gönüllere, yetmişlik civanmerdlere hürmetler olsun.
İffet hanım hisslerinize ortak olmamak mümkün değil. Çok çok güzel anlatmışsınız. Tebrikler ve teşekkürler.
| Mükemmel | ![]() 14 (27%) |
| Hoş | ![]() 19 (37%) |
| Fena değil | ![]() 8 (15%) |
| Isınamadım | ![]() 5 (9%) |
| Kötü | ![]() 5 (9%) |
| Toplam oy: 46 | |